KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/1579 E., 2025/5916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2002 E., 2024/1261 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/333 E., 2023/171 K.
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Davacı ... vekili tarafından duruşma talepli temyiz kanun yoluna başvurulmuş, yapılan inceleme sonucu duruşma talebinin miktar itibarıyla reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 75 parsel sayılı ve 2.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 04... parsel numarasıyla ve 2.288,40 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve arkadaşları adına tapuda kayıtlı bulunan eski 84 parsel sayılı ve 1.110,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 04... parsel numarasıyla ve 1.504,84 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda müvekkili adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazın yüzölçümünde hatanın olmadığını, eski tapu kaydındaki yüzölçümün örtüştüğünü, davacı tarafın iddia ettiği alanın kendi mülkiyetlerinde olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "tesis kadastrosu ile dava konusu parsellerin sınırlarının sabit sınır esas alınarak belirlenip belirlenmediğinin tespit edilemediği, mevcut sınırın yenileme ile belirlenen sınır ile uyuştuğu, alan azalışının parselin diğer bölümlerindeki değişmelerden kaynaklandığı, dava konusu taşınmazın zemininde yer alan hendek sınır olarak gösterilmiş ise de bu hendeğin tesis kadastrosu sırasında esas alınıp alınmadığının tanıklar tarafından bilinmediği, hendeğin bilirkişi tespitlerine göre de yapay olduğunun anlaşıldığı, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle.
"Kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, yenileme (uygulama) kadastrosu çalışmalarında tesis kadastrosu sınırlarında yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarının düzeltilebilecek olduğu,
mülkiyet ve mülkiyete ilişkin diğer hakların yenileme (uygulama) kadastrosunda tartışma ve inceleme konusu yapılamayacağı, aksinin kabulünün 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı hak düşürücü sürenin bertaraf edilmesi sonucunu doğuracağı, mülkiyete ilişkin talep bakımından da hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, hatalı olduğunu, b. Sınır olduğu iddia edilen hendeğin yapay veya doğal olmasının öneminin olmadığını, önemli olanın hendeğin tarihi olduğunu, c. Mahalli bilirkişi dinlenmediğini, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1579, K. 2025/5916, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama