KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/1662 E., 2025/5098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/90 E., 2024/47 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ovacık(Tunceli) Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/64 E., 2022/59 K.
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda Ovacık (Tunceli) Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı temsilcisinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Tunceli ili .... ilçesi ... köyünde bulunan 105 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar 30.06.2019 tarihinde kesinleşen kadastro tutanağına istinaden davalı ... adına tapuya tescil edilmiş, 29.07.2014 tarihinde ise ... tarafından ...'e satış suretiyle devredilmiştir.
Davacı Hazine temsilcisi, ...'e husumet yönelttiği 28.05.2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde 105 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, bir kısım davalı mirasçıları davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; tapu iptali ve tescil davasının kayıt malikine husumet yöneltilmek suretiyle açılması gerektiği, dava tarihi itibarıyla kayıt malikinin davalı olmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, davacı temsilcisinin istinaf isteği Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiş, davacı temsilcisi temyize gelmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1662, K. 2025/5098, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama