KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/1902 E., 2025/4749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/261 E., 2025/596 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/86 E., 2024/447 K.
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki dernek yönetim kurulu kararlarının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, davanın riteliği itibariyle duruşma talebinin reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri olan davacıların davalı dernekten ihraçlarına dair 12.10.2021 tarihli 392 sayılı yönetim kurulu kararının iptalini istemiştir.
Davalılar vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacıların üyelikten ihraçlarının onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı alınmadığı, iptali istenen yönetim kurulu kararına karşı iç hukuk yolları tüketilmeden açılan davada davacıların hukuki yararının bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçeyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1902, K. 2025/4749, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama