KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/199 E., 2025/6568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/110 E., 2024/161 K.
Karar Metni
906 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ile duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde davalı ... vekili, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 23.10.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Tunceli ili Merkez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 337 numaralı parsel 75.200 m²; 409 numaralı parsel 23.900 m²; 793 numaralı parsel 26.305,00 m²; 953 numaralı parsel 11.240,00 m²; 959 numaralı parsel 14.330,00 m²; 1020 parsel 60.255,00 m² ve 1021 numarıl parsel 66.985,00 m² yüzölçümlü ve mera vasfıyla özel sicilinde kayıtlıdır.
Davacı ... İdaresi vekili asıl ve birleşen davalarda, dava konusu taşınmazların yapılan kadastro çalışmaları sırasında mera olarak Hazine adına tespit edildiğini ancak taşınmazlarının evveliyatının orman olduğunu belirterek, davalı Hazine adına yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Tunceli Kadastro Mahkemesine müdahale talebinde bulunan ... 13.05.2010 havale tarihli müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan 953 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
Orman İdaresi tarafından Kadastro Mahkemesinde açılan bu davalar hakkında kadastro tutanaklarının ilân edildiği 30 günlük süre içerisinde açılmadıkları gerekçesiyle görevsilik kararı verilmek suretiyle dosyalar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde dava dosyaları hakkında birleştirme kararı verdikten sonra. 2010/267 Esasına konu (953 numaralı parsel) asıl davanın ve bu davanın taraflarına karşı açılan asli müdahale davasının tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiğinden bu davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına; birleşen 2010/269 Esas sayılı ( ... numaralı parsel) yönünden kesin hüküm bulunduğu ve 2010/265 Esas sayılı dosyada (415 numaralı parsel) orman olmadığından davanın reddine;
birleşen 2010/270 Esas (793 nolu parsel ), 2010/268 Esas (959 nolu parsel), 2010/273 Esas ( ... numaralı parsel), 2010/266 Esas (337 numaralı parsel), 2010/272 Esas (409 numaralı parsel), 2010/271 Esas ( ... numaralı parsel) sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, mera olan vasıflarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hükmün, davacı ...
İdaresi tarafından birleşen 2010/269 Esas sayılı ( ... numaralı parsel) ve 2010/265 Esas sayılı (415 numaralı parsel) dosyalar yönünden temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.12.2018 tarihli ve 2017/9409 Esas, 2018/8093 Karar sayılı ilâmıyla eksik araştırma sebebi ile bozulmuştur.
Bozma sonrası yörede yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a bendi uygulaması sonucu dava konusu 1019 parsel, 1 48... parsel numarası ile, 415 parsel ise 1 59... parsel numarası ile tapuya tescil edilmiştir. Dava konusu 1 48... parselin 2017, 2019, 2021 yıllarında ifrazı ile 1 48... , 248, 252, 253, 259, 2 60... parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl dava ve bu davanın taraflarına karşı açılan asli müdahale davası tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiğinden bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına; birleşen 2010/270 Esas sayılı dosyası, 2010/268 Esas sayılı dosyası, 2010/273 Esas sayılı dosyası, 2010/266 Esas sayılı dosyası, 2010/272 Esas sayılı dosyası, 2010/271 Esas sayılı dosyası yönünden mahkemenin 21.06.2016 tarihli ve 2010/267 Esas, 2016/381 Karar sayılı ilâmı temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına;
yapılan inceleme ve araştırma sonucu orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen birleşen 2010/265 Esas sayılı dosya yönünden davanın kabulü ile, Tunceli ili Merkez ilçesi ...
Mahallesi 1 59... parsel sayılı taşınmazın mera olan vasfının iptali ile orman vasfıyla aynı yüzölçümde Hazine adına tapuya tesciline; yapılan inceleme ve araştırma sonucu kısmen orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen birleşen 2010/269 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulüne, aynı yer 1 48... , 259, 2 60... parsel sayılı taşınmazların ham toprak, mera ve arsa olan vasıflarının iptali ile orman vasfıyla aynı yüzölçümde Hazine adına tapuya tesciline.
1 48... , 2 52... parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...
İdaresi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri, nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/199, K. 2025/6568, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama