KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/3238 E., 2025/7345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/120 E., 2024/3037 K.
- İlk derece mahkemesi
- (Kapatılan)Kandıra Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/42 E., 2022/18 K.
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kocaeli ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 02... parsel sayılı 375,14 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfında davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak taşınmazlardan olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınmazlardan olduğunu, davalılar yararına zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı olarak taşınmaz edinim şartlarının oluştuğu ve kadastro tespit tutanağında belirlenen tespit maliklerinden ...'ın, tespit tutanağına baba adının ... olarak yazıldığı, ancak tespit tutanağına ekli nüfus kayıt örneğinden anlaşıldığı üzere, baba adının ... olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağında belirlenen tespit maliklerinden ...'ın "..." olan baba adının "..." olarak olarak düzeltilerek kadastro tespit tutanağında yazılı kişiler adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu, zilyetlik şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmaza ilişkin olarak jeodezi bilirkişi tarafından çeşitli yıllara ait hava fotoğraflarında yapılan incelenmesine göre, taşınmazın ekili-sürülü vaziyette tarımsal faaliyet yapıldığının rapor edildiği, hava fotoğraflarında taşınmazın kullanımın net olarak gözüktüğü, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaz hakkında imar ihyanın tamamlandığı,
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı belirlendiğine ve adına tescil kararı verilen yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu" belirtilerek, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3238, K. 2025/7345, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama