KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/339 E., 2025/4386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/521 E., 2024/1315 K.
- İlk derece mahkemesi
- Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/3 E., 2022/507 K.
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2019 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, temyize konu edilen tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 3391 parsel sayılı ve 14.580,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 114 ada 15 sayılı parsel olarak ve 14.186,66 metrekare yüzölçümüyle; davalı adına kayıtlı eski 2063 parsel sayılı ve 13.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 114 ada 26 sayılı parsel altında ve 13.571,62 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.
Davacı; uygulama kadastrosunun hatalı yapıldığı iddiası ile tespite itiraz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, davacı tarafından bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/339, K. 2025/4386, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama