KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/3619 E., 2025/7498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/326 E., 2025/434 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kahramanmaraş 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/246 E., 2021/160 K.
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde; Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kullanım kadastrosu sonucunda lehine kullanım şerhi verildikten sonra 6292 sayılı Kanun hükümleri ile satın aldığı 2 08... ve 2 09... parsel sayılı taşınmazların arasındaki bölümün, kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında yol olarak bırakıldığını, ancak zeminde yol olmadığını, taşınmazın davacıya ait olduğu gerekçeleriyle tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Yargılama aşamasında taleplerinin kabul edilmemesi halinde taşınmazın Hazine adına tescil edilerek davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "davaya konu olan ... ilçesi ... mah.
2 08... parsel ile 2 09... parsellerin 2/B kapsamına 11.09.2012 tarihi itibariyle orman sınırları dışına çıkarılarak davalı ... adına tapuya tescil edildiği ve davacının bu parsellerde zilyet olduğuna dair şerh düşüldüğü davacının bu parsellerin Hazine'den 6292 yasa kapsamında 19.07.2018 tarihi itibariyle satın aldığı, fen bilirkişisinin 25.01.2021 tarihli kroki raporunda (A) ile gösterilen yerin fiiliyatta yol olarak kullanılmadığı,
her iki taşınmazın sınırında kaldığı ve davacının 2012 tarihi itibariyle zilyetliğinde olduğu anlaşılmakla kadastro tutanağının kesinleştiği tarihten itibaren dava tarihine dek 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından davacının tescil talebinin reddine, davaya konu olan (A) harfi ile gösterilen 118,01 metrekare yerin davalı ... adına 2/B kapsamında tesciline, beyanlar hanesine davacının zilyet olduğunu şerhi düşülmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tescil talebinin reddine,
ıslah ile talep edilen davanın kısmen kabulüne 25.01.2021 tarihli fen bilirşi raporunda (A) harfi ile gösterilen 118,01 metrekarelik alanın bulunduğu dava konusu ... ilçesi ...
Mahallesi 2 08... ve 2 09... parsel içerisinde yer alan ve yol olarak tescil harici bırakılan yerin davalı ... adına 2/B sınırlarından çıkartılan taşınmaz olarak tapuya tesciline, ayrı bir parsel numarası olarak tapuya tesciline, bu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen taşınmazın zilyedinin davacı ... olduğunun şerhler hanesine yazılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve işbu karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kullanım kadastrosu yapıldığına ve davanın kabulüne karar verildiğine göre, İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesi ile düzenlenen maddeye uygun şekilde hüküm kurulması gerekirken, bu hükme uygun olmayan ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz ve hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3619, K. 2025/7498, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama