İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/399 K.2025/5855

Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun)

Esas2025/399Karar2025/5855Tarih18 Eylül 2025Okuma8 dk · 1.528 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2025/399 E., 2025/5855 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/384 E., 2021/419 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.528 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun)

713/1. maddesine dayalı tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede; 1954 yılında 5602 sayılı Kanun'a göre yapılıp 21.12.1954 tarihinde ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosu çalışması, 1988 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 20.04.1990 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B çalışması, 2016 yılında 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun’la Değişik 9. maddesi gereğince yapılan fenni hataları düzeltme çalışması ile yargılama sırasında 2021 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışması bulunmakta olup, tesis kadastrosunda davalı taşınmaz tespit dışı bırakılmış, orman kadastrosunda ise orman sayılmayan alanda bırakılmıştır.

Davacılar vekili, dava dilekçelerinde sınırlarını bildirdikleri ... beldesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan yaklaşık 30.000 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, taşınmazın murisleri ...'dan kaldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir.

Davalı Hazine vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; dava konusu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisap edilebilecek nitelikte bir yer olmadığını beyan etmiş, duruşmalarda taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunarak, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2011 tarihli ve 2010/604 Esas, 2011/609 Karar sayılı ilamı ile; "davanın kabulüne karar verilmiş; kararın, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.04.2013 tarihli ve 2013/1241 Esas, 2013/3838 Karar sayılı ilamı ile.

İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli ve 2013/480 Esas, 2015/307 Karar sayılı ilamı ile; davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiş, kararın davalı Hazine ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarihli ve 2015/16050 Esas, 2017/5117 Karar sayılı ilamı ile.

İlk Derece Mahkemesince usul ve kanuna aykırı olarak hüküm kurulduğu, keşfe katılmayan bilirkişiden alınan raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile; ... ili ... ilçesi ...

Mahallesinde kain, bilirkişiler... ve ...'ın 30.12.2020 havale tarihli ek raporu ve eki krokisinde (A) harfiyle gösterilen 28.250,13 m² alanın ve (A1) harfiyle gösterilen 734,67 m²lik alanın, bu alandaki son parsel numaralarıyla ve ayrı ayrı davacılar adına kök muris ...'ın veraset belgesindeki miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, 30.12.2020 havale tarihli ek raporu ve eki krokisinde belirtilen (C) harfli 1.955,94 m²lik ve (D) harfli 3.968,84 m²lik kısımların, bu alandaki ayrı ve son parsel numaralarıyla, usulü müktesep hak gözetilerek orman vasfıyla davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

30.12.2020 havale tarihli ek raporu ve eki krokisinde belirtilen (A2) harfli 2,22 m², (A3) harfli 6,05 m² ve (A4) harfli 381 m² yüzölçümlü kısımların orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle tescil talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığı, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçeleriyle" temyiz yoluna başvurulmuştur.

Dava, 4721 sayılı Kanun'un 713/1. maddesine dayalı tescil istemine ilişkindir.

1. Davalı Hazine vekilinin 30.12.2020 havale tarihli ek rapor ve eki krokisinde (A) harfiyle gösterilen alana yönelik temyiz itirazları bakımından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak,

mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate

alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Davalı Hazine vekilinin 30.12.2020 havale tarihli ek rapor ve eki krokisinde (A1) harfiyle gösterilen alana yönelik temyiz itirazları bakımından; İlk Derece Mahkemesinde her ne kadar (A1) harfi ile belirtilen kısmın davacılar adına tesciline karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.

6831 sayılı Kanun'un 17/1-2. maddesinde. "Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.

Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur.

Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir" (17.06.2004 tarihli ve 5192 sayılı Kanun ile değişik hali) şeklindedir.

Kanun metninden açıkça anlaşıldığı gibi hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.

Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içermektedir ve amacı orman bütünlüğünü korumaktır. Bu tür yerlerin 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.

Kanun koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.

Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 sayılı Kanun'un 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, Kanun gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.

Tüm bu açıklamalar değerlendirildiğinde. İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli ve 2013/480 Esas, 2015/307 Karar sayılı ilamı ile. 10.06.2015 havale tarihli gerekçeli karara ek orman bilirkişisi raporunda (D) harfi ile gösterilen gösterilen alanın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça kanun yoluna başvurulmadığından bu kısım yönünden hüküm kesinleşmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin temyize konu son kararında da kesinleşmiş olan (D) harfi ile belirtilen bu kısma yönelik usuli müktesep hak gözetilerek orman vasfıyla davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin temyize konu son kararında 30.12.2020 havale tarihli ek raporu ve eki krokisinde (A1) harfiyle gösterilen 734,67 m²lik alana yönelik kabul kararı verilmişse de bu alan, 30.12.2020 havale tarihli ek raporu ve eki krokisinde (D) harfli gösterilen ve orman niteliği kesinleşen 3.968,84 m²lik alan ile 4 65... parsel sayılı orman parseli arasında kaldığından orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu ve orman bütünlüğü içinde yer aldığından değinilen yönler gözetilerek (A1) harfiyle gösterilen 734,67 m²lik taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken,

dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin 30.12.2020 havale tarihli ek rapor ve eki krokisinde (A) harfiyle gösterilen alana yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,

Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin 30.12.2020 havale tarihli ek rapor ve eki krokisinde (A1) harfiyle gösterilen alana yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/399, K. 2025/5855, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/399
Karar No
2025/5855
Tarih
18 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/400 K.2025/11730
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/401 K.2025/7327
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/401 K.2025/11320
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/402 K.2025/7328
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/402 K.2025/5225
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/403 K.2025/7329

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.