KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/554 E., 2025/4406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/419 E., 2024/1605 K.
- İlk derece mahkemesi
- Milas Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/129 E., 2022/221 K.
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
5831 sayılı Kanun ile eklenen 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro çalışmalarında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 237 ada 16 parsel numaralı taşınmaz, 1.318,07 m² yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla, senetsizden, beyanlar hanesinde "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları 237 ada 8 parsel maliklerine aittir." şerhi ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, dava konusu 237 ada 16 parsel taşınmazın, davalı lehine şerhli olarak tespit gördüğünü, taşınmazın yaklaşık % 2-3 eğimli ve yola cepheli olduğunu, etrafını çevreleyen bir tel, duvar vs. olmadığını, içerisinde 3 adet zeytin ağacı bulunduğunu belirterek, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespit ve tescili istemiyle dava açmış, 27.07.2021 tarihli beyan dilekçesi ile davaya konu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhinin ve muhtesat beyanının iptali ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi, bu talebin kabul görmemesi halinde muhtesatların cinsi, konumu, mesafesi, kapladığı alanın tespit edilerek tapuya tescili yönünde düzelttiklerini beyan etmiştir.
Davalılar, ... ve ..., 14.07.2021 tarihli celsede, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın, davalı ... yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca pasif husumet ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalılar ... ve ... yönünden davayı kabulü nedeniyle kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine, 237 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesindeki "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları 237 ada 8 parsel maliklerine aittir." şerhinin terkini ile "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
...'a aittir." şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamı, kararın dayandığı gerekçeye göre ve bilirkişilerce yapılan inceleme ve araştırma ve düzenlenen rapordan, çekişmeli taşınmazdaki zeytin ağaçlarının.
4916 sayılı Kanun'un 4. maddesinin son fıkrası ile değişik, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un, Resmi Gazetede yayımlanarak 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5/son maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesisler, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal eder" düzenlemesinin yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden önce meydana getirildiğinin tespit edildiği anlaşıldığından, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş;
hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/554, K. 2025/4406, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama