KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/562 E., 2025/3756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/148 E., 2024/168 K.
Karar Metni
825 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ... İdaresi, müdahil Hazine ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
2000 yılında yapılan kadastro sırasında... Mahallesi 119 ada 192 parsel sayılı 9.520,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi, taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek tespite itiraz etmiş, yargılamna sırasında Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda: davanın kısmen kabulüne, dava konusu ..................... köyü 119 ada 192 parsel taşınmazın (C2), (A), (B), (C1) ve (D1) ile gösterilen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (D) ile gösterilen kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ...
İdaresi ve asli müdahil Hazine tarafından (D) ile gösterilen bölüme yönelik olarak temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.04.2021 tarihli ve 2021/2285 Esas, 2021/3531 Karar sayılı kararıyla; "orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek,
çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli;
yine, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli" gereğine değinilerek hükmün (D) harfli bölüm yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile dava konusu...
Mahallesi 119 ada 192 parsel numaralı taşınmazın (D) ile gösterilen 5.923,34 metrekarelik alanın bilirkişi raporunda sınır noktaları ve alan ölçüsü ile davalı adına tespit ve tesciline, (E) ile gösterilen alanın bu kısımdan ayrılarak ağaçlık niteliğinde Hazine adına tespit ve tesciline, diğer taşınmaz bölümleri hakkında önce verilen davanın kabulü ve taşınmazın bu kısımların ifraz ile aynı adada en son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescillerine ilişkin karar kesinleştiğinden bu kısımlara yönelik davaların esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 1.366,20 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1,363,70 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiş, hüküm, davacı ... İdaresi, müdahil Hazine ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak, kadastro hakimi dava konusu taşınmaz hakkında doğru ve infaza elverişli sicil oluşturmakla yükümlü olduğu halde taşınmazın önceki bozma ilamına konu olmayan bölümleri hakkında tescil hükmü kurulmaması ve 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesinin harçlar hakkında da tatbik edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/562, K. 2025/3756, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama