İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/6516 K.2026/230

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/6516Karar2026/230Tarih19 Ocak 2026Okuma5 dk · 1.043 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2025/6516 E., 2026/230 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2026
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/645 E., 2025/1045 K.
İlk derece mahkemesi
Aybastı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/58 E., 2022/128 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.043 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sonucunda, Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 06... parsel sayılı 71.417,85 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ... ormanı vasfıyla Hazine adına 08.02.2011 tarihinde tespit ve 22.03.2011 tarihinde tescil edilmiştir.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesi hudutları içerisinde tapuda 337 Haziran yoklama 64 sayfa, cilt 33 kayıtlı sınırları ... kariyesine giden yol, ... ve ..., ... darı sükna ile çevrili ... (... ) tarlanın bir kısmı kadastro çalışmalarında tespit yapılarak tapuya tescil edildiğini, ancak tapu kaydında belirtilen taşınmazın sınırları içerisinde kalan 1 06... numaralı parsel ayrılarak kadastro dışı bırakıldığını, ... ilçesi ... Mahallesinde tapuda ... 337 Haziran yoklama 64 sayfa cilt 33'le kayıtlı 1 06... mumaralı parsel ile aynı Mahallede ...'ta 2 36... parsel ve ... düzde 2 35... numaralı parsel kayıtlarının iptali ile hisse oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde: davaya konu taşınmazın orman memleket haritasında ve amenajman planında orman vasfında olduğunu, bu yerin kişi ve kişiler adına tescilinin mümkün olmadığını, yapılan tespitin doğru olduğunu, yapılacak keşif ve delillerin toplanması neticesinde taşınmazın kamu malı olarak tespitinin yerinde olduğu hususunun ortaya çıkacağını, ayrıca davalı taşınmazla ilgili kadastro çalışmalarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin de araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "... ilçesi ... Mahallesi 1 06... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tutanaklarının 22.03.2011 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 02.06.2021 tarihinde açıldığı, bu kapsamda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma mecburiyeti bulunduğu " gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; on yıllık hak düşürücü sürenin, sonradan yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7226 sayılı Kanun) geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereğince 13.03.20 20... .06.2020 tarihleri arasında durduğunu, bu nedenle, Mahkemece.

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin, açıklanan bu hükümler gereğince 13.03.20 20... .06.2020 tarihleri arasında durduğu, bu nedenle durma döneminde geçen sürelerin hak düşürücü süreye eklenmesi gerektiğini,

bu nedenle 02.06.2021 tarihinde açılan davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı halde davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gibi kabule göre de orman vasfındaki dava konusu taşınmazın maliki olmayan gerçek kişilerin taraf ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğru olmadığını, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle karar verildiğini,

işbu nedenlerle dava konusu taşınmaza ilişkin Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/97 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmeden hak düşürücü süre nedeni ile davanın ve istinaf başvurumuzun reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, pandemi zamanında verilen sürelerin durdurulmasına ilişkin kararlar gözetilmemiş olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde gösterilmiş olan on yıllık süre, hak düşürücü süredir. Hak düşürücü sürenin sonunda hakkın sona ermesi için karşı tarafın, borçlunun bir eylem veya işlem yapmasına gerek yoktur. Hak düşürücü süre geçmekle kendiliğinden son bulur. Diğer taraftan, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla hazırlanan ve 26.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin birinci fıkrası;

“a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler.

06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda Hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, (...) itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur.

Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir.

Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” hükmünü içermekte olup, salgının devam etmesi üzerine 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca. 7226 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 01.05.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır.

Açıklanan bu mevzuat hükümleri işığında somut olay değerlendirildiğinde; on yıllık hak düşürücü süre kadastro tespitinin kesinleştiği 22.03.2011 tarihinde başlamış ise de: sonradan yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereğince 13.03.20 20... .06.2020 tarihleri (bu tarihler dahil) arasında durmuştur. Buna göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin sona erdiği tarih 22.03.2021 olup, eldeki dava 10.06.2021 tarihi itibariyle süresinde açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, pandemi nedeniyle yapılan düzenlemenin hak düşürücü süreleri de kapsadığı dikkate alınmamıştır.

Bununla birlikte davacının talebi, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen şartları sağladığı iddiasıyla, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili isteğine ilişkin olup, somut olayda İlk Derece Mahkemesince esasa girilerek yargılama yapılması gerekirken, hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan sebeplerle, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6516, K. 2026/230, 19 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6516
Karar No
2026/230
Tarih
19 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/6522 K.2026/324
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/6544 K.2026/415
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/6550 K.2026/96
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/6563 K.2026/101
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/6564 K.2026/478
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/6565 K.2026/221

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.