KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/718 E., 2025/4715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1008 E., 2024/2975 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/16 E., 2022/661 K.
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) Geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7927 ada 17 parsel sayılı 174,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve ...'nın kullanımında olduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla ... Belediye Başkanlığı adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazı 16/06/1989 tarihli satış sözleşmesine istinaden şahitler huzurunda ... isimli şahıstan satın aldığını, kullanıcı olarak davalının yazıldığını, ancak müvekkilinin 1989 yılından bu yana bu yerin kullanıcısı ve zilyedi olduğunu, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkiline ait olan yerin davalı ... lehine kullanım şerhi verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek tapunun beyanlar hanesine müvekkilinin isminin şerh düşülmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "... davacının sunduğu 16.06.1989 tarihli adi senette taşınmazın ayırt edici özelliklerinin belirtilmediği gibi cadde, sokak adının da olmadığı, keşif esnasında uygulanan senedin dava konusu taşınmaza ait olduğu somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı; yine tarafsız olan mahalli bilirkişilerin de taşınmazı 20 yılı aşkındır davalı ... ve ailesinin kullandığını ifade ettikleri gibi keşifte yapılan gözlemde de taşınmazın etrafının davalı ... tarafından tel çit ile çevrildiği ve meyve fidanlarının dikili olduğu,
neticeten davacının fiili kullanımı ispat edemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/718, K. 2025/4715, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama