KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/723 E., 2025/5447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/855 E., 2024/2893 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/184 E., 2022/165 K.
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 1913 parsel sayılı ve 2.278, 07... yüzölçümündeki taşınmaz, 19 25... parsel numarasıyla ve 2.281, 90... yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1070 parsel sayılı ve 995, 00... yüzölçümündeki taşınmaz, 19 25... parsel numarasıyla ve 1.042, 47... yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1073 parsel sayılı ve 570, 00... yüzölçümündeki taşınmaz, 19 25... parsel numarasıyla ve 610, 91... yüzölçümlü olarak, ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 895 parsel sayılı ve 520, 00... yüzölçümündeki taşınmaz ise 19 25... parsel numarasıyla ve 734, 76... yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkilleri olan davacılara ait ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 1913 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının hatalı belirlendiğini ve yanlışlığın davalılara ait 19 25... , 6 06... parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, sınırın doğru şekilde belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili yargılama sırasında sunduğu savunmasında; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "keşif, bilirkişi raporu ve hava fotoğraflarına göre tesis kadastrosu tarihinde sabit sınır bulunmadığı, mevcut sınırların sonradan oluştuğu, alan farklılığının hesap yönteminden kaynaklandığı ve güncelleme işlemlerinin mevzuata uygun olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, b. Mahalli bilirkişilerin tarafsız bulunmadığını, c. Mahkemenin delilleri değerlendirmesinin eksik bilgi ve yanılgıya dayalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkindir.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/723, K. 2025/5447, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama