KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2009/20792 E., 2010/6255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama ve ölüme neden olma
- Hüküm
- 1- Sanıklar ... ve ... haklarında: Beraat,
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
2- Sanık ... hakkında: 765 sayılı TCK'nın 455/2, 59, 72, 2918 sayılı Kanunun 118/5, 647 sayılı Kanunun 4, 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın türü itibariyle koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ...'ın mahkumiyetine ve sanıklar ... ile ...'ın beraatlerine ilişkin hükmün ONANMASINA, 24.05.2010 tarihinde sanık ... yönünden oybirliği, sanıklar ... ve ... yönünden ise oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Kusur bir hukuk sorunu olup, başka türlü davranma olanağı varken ve uyulması zorunlu kurallara uyulmaması nedeniyle, zararlı sonucun ortaya çıkmasına neden olan ve hukuk düzenince kınanan, hoş görülmeyen davranıştır. Somut olayda failin ihlal ettiği kuralların teknik verilerle ortaya konması bilirkişinin; ancak, kusurlu olup olmadığı ve derecesinin tespiti ise hakimin görevidir.
Trafik kazalarında kusur genellikle trafik kurallarının çiğnenmesiyle gerçekleşir, zararlı sonucu önleme konusunda üzerine düşeni yapmayan ve alınması olanaklı ve zorunlu önlemleri almayan kişi kusurludur.
Bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanık ...’ın 28.07.2003 tarihinde kolluk görevlileri tarafından alınan samimi ifadesi, tanıklar.... ve ....’in 26.07.2003 tarihli kolluk beyanı ve olay yerinde yapılan keşif sırasında hazır bulunan trafik bilirkişisi .....’ın doğru verilerden ve kanıtlardan yola çıkarak yaptığı ve olaya uygun düşen değerlendirme ve tespitler ile tüm dosya kapsamına göre;
Sanık ...’ın olay tarihinde iniş eğimli yolda aracıyla çok hızlı seyrettiği, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101. maddesinin “a” fıkrasında belirtilmesine rağmen köprüye yaklaşırken hızını azaltmayıp, yola gereken dikkatini vermediği, kendi beyanına göre 30-40 metre, tanıkların beyanına göre 70-80 metre mesafeden görülebilen seyir şeridi üzerindeki yabancı cisme çarpmamak için zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı,
kullandığı aracın özelliğini ve yerden yüksekliğini nazara almadan cismin üzerinden geçmeye çalıştığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı şeritten gelen araca çarpmak suretiyle, bir kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanması ile sonuçlanan olayda, söz konusu demir boruyu yola düşüren sanık ... ile birlikte sanığında kusurlu olduğu, adı geçen sanıklar yönünden hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.
24.05.2010
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2009/20792, K. 2010/6255, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama