KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2012/8263 E., 2014/5076 K.
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2014
- İtiraz Eden
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- İtiraz Yazısının Tarihi
- 06.02.2012
- İtiraz Edilen Daire Kararı
- 12.12.2011 tarih ve 2009/15417 – 2011/29807sayılı bozma kararı
- İtirazla İlgili Mahkeme Kararı
- Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2008 tarih, 2006/329 - 2008/28 sayılı kararı
- İtirazla İlgili Hüküm
- 1- Sanıklar ... ve ...hakkında; Beraat
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma
2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...z, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; TCK'nın 314/2, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet İtiraza Konu Olan Sanıklar : 1- ..., 2- ..., 15- ..., 16- ..., 17- ..., 18- ..., 19- ... Suç : Silahlı terör örgütü üyesi olma
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesine açılan davanın yargılaması sonunda eylemin 19.02.2008 tarih, 2006/329 - 2008/28 sayılı mahkumiyet ve beraat kararının sanıklar müdafileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.12.2011 tarih ve 2009/15417 – 2011/29807 sayılı kararı ile;
“Esaslı işlemlerin yapıldığı 13.02.2007 tarihli duruşma tutanağının 4. sayfasının üye hakim (38477) tarafından imzalanmaması suretiyle CMK'nın 219/1. maddesine aykırı davranılması kanuna aykırı bulunarak BOZULMASINA,” oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.02.2012 tarihli itiraz dilekçesinde;
“Dosyanın incelenmesinde, bir kısım sanıkların savunmasının alındığı 13.02.2007 tarihli oturuma ait duruşma tutanağı 4 sayfadan ibaret olduğu, ilk 3 sayfanın mahkeme başkanı ve katip tarafından imzalandığı, 4. sayfanın ise mahkeme başkanı, üye hakim (27787) ve katip tarafından imzalandığı, tutanağın ilk 3 sayfasında her iki üye hakimin, 4. sayfasında ise 38... sicil numaralı üye hakimin imzasının bulunmadığı görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nın 219/1. maddesi uyarınca duruşma için tutulan tutanağın, mahkeme başkanı veya hakimi ile zabıt katibi tarafından imzalanacağı amir hükmü mevcuttur. Amaç tutanakların değiştirilmesini önlemek ve onlara güven duyulmasını sağlamakla birlikte, imzalanmakla ancak sahteliği iddia olunabilen resmi belge niteliği kazandırmaktır.
Halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 307. maddesi uyarınca temyiz ancak hükmün yasaya aykırı olması nedenine dayanır. Yasaya aykırılık ise bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasıdır. Ancak her yasaya aykırılık mutlak bozma nedeni değildir. Mutlak yasaya aykırılık halleri aynı yasanın 308. maddesinde 8 bent halinde sayılmıştır. Bunun dışındaki yasaya aykırılık hallerinin bozma nedeni sayılabilmesi için hükme tesiri olması gerekir.
CMK’nın 219. maddesine aykırı davranılması bu anlamda mutlak bozma nedeni değildir. Bu nedenle her imza eksikliği hükmün bozulmasını gerektirmez.
Eksik imza bulunan tutanaklarda esaslı bir işlem yapılıp yapılmadığı, mevcut imzaların tutanağa yeterli güveni sağlayıp sağlamadığı, tutanağın diğer sayfalarında imza eksiği bulunup bulunmadığı, eksik imzalı tutanaktaki işlemlerin imza eksiği bulunmayan başka tutanak veya karala ve varsa UYAP ortamındaki kaydı ile uyumlu olup olmadığı, tutanağın içeriğine yönelik bir itiraz olup olmadığı gibi hususlar gözetilerek mevcut imza eksikliğinin hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte olup olmadığı belirlenmelidir.
Somut olayda ise, 4 sayfadan ibaret 13.02.2007 tarihli tutanağın tüm sayfaları mahkeme başkanı ve katip tarafından imzalanmıştır. Tutanakta bir kısım sanıkların savunması ve bazı usulü işlemler bulunmaktadır. Her nekadar CMK’nın 219. maddesine aykırı davranılmış ise de, mahkeme başkanı ve katip tarafından imzalanarak tutanak içeriğinin doğruluğu tasdik edilmiştir. Tutanak içeriğine yönelik herhangi bir itiraz bulunmamaktadır.
Üye hakimler tarafından imzalanmayan tutanaktaki sanık savunmaları gerekçeli kararda da yer almaktadır. Gerekçeli karar ile tutanak içeriği arasında bir aykırılık yoktur. Hükmün esasını oluşturan kısa kararda ve gerekçeli kararda da tüm heyetin ve katibin imzaları bulunmaktadır. Bazı Hukuk Genel Kurulu kararlarında da (2010/674, 2010/562, 2011/312) esaslı olmayan imza eksikliklerinin mahallinde tamamlanabileceği belirtilmiştir.
Bu nedenlerle mahallinde giderilebilecek mevcut imza eksiklikleri hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir. Zira yargının, davaları en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırması gereği bir Anayasa hükmüdür” gerekçesiyle Dairemiz kararına karşı itirazda bulunmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, 13.02.2007 tarihli duruşma tutanağının ara kararların verildiği son sayfasında üye hakim imzasına ilişkin eksikliğin hükmün bozulmasını gerektirir bir eksiklik olarak mı yoksa mahallinden tamamlatılması gerekli bir eksiklik olarak mı kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.
İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
Halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 307. maddesi uyarınca temyiz ancak hükmün yasaya aykırı olması nedenine dayanır. Yasaya aykırılık ise bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasıdır. Ancak her yasaya aykırılık mutlak bozma nedeni değildir. Mutlak yasaya aykırılık halleri aynı yasanın 308. maddesinde 8 bent halinde sayılmıştır. Bunun dışındaki yasaya aykırılık hallerinin bozma nedeni sayılabilmesi için hükme tesiri olması gerekir.
Bu nedenle her imza eksikliği hükmün bozulmasını gerektirmez.
Eksik imza bulunan tutanaklarda esaslı bir işlem yapılıp yapılmadığı, mevcut imzaların tutanağa yeterli güveni sağlayıp sağlamadığı, tutanağın diğer sayfalarında imza eksiği bulunup bulunmadığı, eksik imzalı tutanaktaki işlemlerin imza eksiği bulunmayan başka tutanak veya karala ve varsa UYAP ortamındaki kaydı ile uyumlu olup olmadığı, tutanağın içeriğine yönelik bir itiraz olup olmadığı gibi hususlar gözetilerek mevcut imza eksikliğinin hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte olup olmadığı belirlenmelidir.
Somut olayda; 4 sayfadan ibaret 13.02.2007 tarihli tutanağın tüm sayfaları mahkeme başkanı ve katip tarafından imzalanmıştır. Tutanakta bir kısım sanıkların savunması ve bazı usuli işlemler bulunmaktadır. Her nekadar CMK’nın 219. maddesine aykırı davranılmış ise de, mahkeme başkanı ve katip tarafından imzalanarak tutanak içeriğinin doğruluğu tasdik edilmiştir. Tutanak içeriğine yönelik herhangi bir itiraz bulunmamaktadır. Ayrıca Anayasanın davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırması gerekliliğine ilişkin hükmü de nazara alındığında, mevcut imza eksikliğinin hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte olmayıp mahallinde giderilebilecek eksiklik olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülen itirazı kabul edilmiş, öncelikle yerel mahkemenin 13.02.2007 tarihli duruşma tutanağının 4. sayfasındaki (38477) sicil numaralı üye hakim Eray Doğan’ın imza eksikliği giderilmiş, sonrasında temyiz incelemesi yeniden yapılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2012/8263, K. 2014/5076, 22 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama