İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/1882 K.2014/2591

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak…

Esas2014/1882Karar2014/2591Tarih4 Mart 2014Okuma5 dk · 1.030 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2014/1882 E., 2014/2591 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2014
Tebliğname No
9 - 2012/282799
Suç
Muhafaza görevini kötüye kullanma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.030 kelime·5 dk okuma

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 04.10.2013 tarih ve 2013/7319 – 2013/12336 sayılı kararı ile;

“İddianame okunmadan sanığın sorgusu yapılmak suretiyle CMK'nın 147, 191/3-b maddelerine muhalefet edilmesi,” kanuna aykırı görüldüğünden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.01.2014 tarihli itiraz dilekçesinde;

“5271 sayılı CMK'nun 176. maddesinin birinci fıkrasında iddianamenin çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ edileceği hükme bağlanmış, aynı maddenin son fıkrasında iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği belirtilmiştir.

Kanunun "İfade ve Sorgunun Tarzı" başlıklı 147. maddesinin birinci fıkrasında da; "Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:

...b) Kendisine yüklenen suç anlatılır" denilmek suretiyle sorguya çekilmeden önce sanığa yüklenilen suçun anlatılması gerektiği vurgulanmıştır.

Duruşmanın Başlaması başlıklı 191. maddesinin üçüncü fıkrasında ise;

"Duruşmada, sırasıyla;

a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır,

b) İddianame veya İddianame yerine geçen belge okunur,

c) Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve 147'nci maddede belirtilen diğer hakları bildirilir,

d) Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre sorgusu yapılır" düzenlemelerine yer verilerek, sanığın sorgusu yapılmadan önce iddianamenin veya varsa iddianame yerine geçen belgenin okunması gerektiği belirtilmiştir.

Bu düzenleme, sanığın en temel haklarından olan "savunma" ve "isnadı öğrenme" hakkı kapsamında olup, savunması alınmadan önce iddianamenin okunmasıyla müsnet suçtan haberdar olması, dolayısıyla neyle suçlandığını bilmesi ve bu kapsamda kendisini daha etkin bir biçimde savunması amaçlanmıştır.

Buna karşın iddianame ve yerine geçen belge okunmadan savunmasının alınması durumunda CMK'nun 191. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan usul kurallarına aykırı hareket edilmiş olmakla birlikte, sanığa iddianamenin tebliği ve savunması alınmadan önce de üzerine atılı suçun anlatılmasıyla suçtan haberdar olması ve savunmasını iddianamede anlatılan olay ve yöneltilen suçlamayı karşılayacak şekilde yapması halinde, sadece iddianamenin okunmaması nedeniyle savunma hakkının sınırlandığı ve sanığın kendisini yeterince savunamadığı söylenemeyeceği gibi, buna bağlı olarak yapılan diğer işlemler de varlıklarını ve geçerliliklerini koruyacaktır. Dolayısıyla bu eksiklik savunma hakkının sınırlandırılması sonucunu doğurmayacak ve hükmün esasına da etki etmeyecektir.

Diğer taraftan, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanununun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 308. maddesinin;

"Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır.

1- Mahkemenin kanun dairesinde teşekkül etmemiş olması,

2- Hâkimlik vazifesine iştirakten kanunen memnu olan bir hâkimin hükme iştirak etmesi,

3- Makbul şüpheden dolayı hakkında ret talebi vaki olup da bu talep kabul olunduğu halde hâkimin hükme iştirak etmesi yahut bu talebin kanuna mugayir olarak reddolunması suretiyle hâkimin hükme iştirak ettirilmesi,

4- Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmağa kendini vazifeli veya salahiyetli görmesi,

5- Cumhuriyet Müddeiumumîsi yahut kanunen vücudu lazım diğer şahsın gıyabında duruşma yapılması,

6- Şifahi bir duruşma neticesi olarak verilen hükümde aleni muhakeme kaidesinin ihlal edilmesi,

7- Hükmün esbabı mucibeyi ihtiva etmemesi,

8- Hüküm için mühim olan noktalarda mahkeme kararıyla müdafaa hakkının tehdit edilmiş olması" şeklindeki açık düzenlemesi karşısında, belirtilen hukuka mutlak aykırılık halleri dışındaki aykırılıkların bozma nedeni sayılabilmesi için esasa etkili olmaları gerekir. Esasa, yani yerel mahkemece verilen hükme doğrudan bir etkisi bulunmayan nispi hukuka aykırılık halleri ise tek başlarına bozma nedeni kabul edilemeyecektir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05/11/2013 gün ve 444 no.lu kararı da bu yöndedir.

Somut olaya bakıldığında, hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamenin sanığa, 03/05/2012 günü 7201 s. Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine göre ve usulünce tebliğ edildiği, sanığın duruşmaya savunma yapmak üzere gelmemesi üzerine hakkında yakalama emri çıkarıldığı, yakalama emrinin 17/06/2012 günü Bodrum 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 2012/266 değişik iş sayısı ile infaz edildiği, sanığa Kocaeli 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin yakalama emrinde yazılı bilgilerin okunduğu,

CMK 147 ve 191.maddeler gereğince yasal haklarının hatırlatıldığı ve sanık hakkında düzenlenen iddianame içeriğindeki isnada uygun olarak sanığın savunma yaptığı, keza yakalama emri ekinde sanık hakkında atılı suçtan düzenlemiş iddianamenin de bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında kendisine hakkında düzenlenen iddianame tebliğ edilen ve savunmasının iddianamedeki isnada yönelik olarak yapıldığı görülen sanığın sorgusu sırasında iddianamenin kendisine okunmamış olmasının savunma hakkını kısıtlar mahiyette ve sonuca etkili olmadığı ve bu nedenle tek başına bozma nedeni olarak kabul edilemeyeceğini” belirterek Dairemiz bozma kararına karşı itirazda bulunmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, iddianame ile uyumlu savunma yapan sanığa, iddianame okunmadan sorgusu yapılarak hüküm kurulmasının savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olup olmadığı ve mutlak bozmayı gerektiren bir kanuna aykırılık durumu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. İtiraz, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;

Dosya içeriğine göre hakkında düzenlenen iddianamenin sanığa, 03.05.2012 günü tebliğ edildiği, duruşmaya savunma yapmak üzere gelmemesi üzerine yakalama emri çıkarıldığı, 17.06.2012 günü Bodrum 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 2012/266 değişik iş sayısı ile anılan yakalama emrinin infaz edildiği ve sanığa Kocaeli 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin yakalama emrinde yazılı bilgilerin okunduğu, yakalama emri ekinde sanık hakkında atılı suçtan düzenlemiş iddianamenin de bulunduğu,

CMK 147 ve 191.maddeler gereğince yasal haklarının hatırlatıldığı ve hakkında düzenlenen iddianame içeriğindeki isnada uygun olarak sanığın savunma yaptığı anlaşılmakla, ayrıca Dairemizin bozma kararından sonra verilen ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2013 tarih ve 2012/10-1440 esas, 2013/444 sayılı kararının içeriği de gözetildiğinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

1- Dairemizin itiraz edilen “bozma” kararının kaldırılmasına,

2- Sanığın temyizine ilişkin incelemede;

Sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Yanında çalıştığı işvereni borçlu A.. Z.. G..’a ait olup 20.06.2011 tarihli haciz tutanağı ile kendisine muhafaza için bırakılan mahcuzların, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu kaybolmasına neden olan sanığın hukuki durumunun TCK'nın 289/3. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,

2- Kabul ve uygulamaya göre de;

Sanık hakkında asgari hadden ceza tayin edildiğinin belirtilmesine ve TCK’nın 289/1. maddesi uyarınca hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın da alt sınırdan belirlenmesine karşın, anılan maddeye göre hürriyeti bağlayıcı ceza yanında hükmolunan gün adli para cezasının gerekçe gösterilmeden alt sınırın üzerinde tayini suretiyle fazla ceza tayini,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/1882, K. 2014/2591, 4 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2014/1882
Karar No
2014/2591
Tarih
4 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/1882 K.2014/1867
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/1882 K.2014/5959
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/1882 K.2014/4521
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/1883 K.2014/4649
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/1883 K.2014/8033
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/1883 K.2014/7283

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.