KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2014/3450 E., 2014/3853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2014
- Mahkeme Kararı
- Ağır Ceza Mahkemesinin
- Hüküm
- 1- 2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK’nın 62, 50/1-a ve 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez) 2- 2911 sayılı Kanunun 33/1, TCK’nın 62, 50/1-a ve 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- 2911 sayılı Kanunun 32/2 yollamasıyla, TCK’nın 265/1-3, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 62, 50/1-a ve 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
- Suç
- 2911 sayılı Kanuna muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 2911 sayılı Kanuna muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davanın yargılaması sonunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2013 tarih 2012/242-2013/93 sayılı mahkumiyet kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.12.2013 tarih ve 2013/9547 - 2013/15312 sayılı kararı ile “ONANMASINA” oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.02.2014 tarihli itiraz dilekçesinde;
“TCK 50/1 maddesi "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a- Adlî para cezasına,
b- Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c- En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d- Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e- Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f- Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir." hükmün getirmiş, 50/3 maddesi de "Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir. " düzenlemesi ile 1. Fıkradaki seçenekleri sınıflandırmıştır. Buna göre adli para cezasının kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım, diğerlerinin ise tedbir niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
TCK 50/6. maddesi seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlemiş olup, seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi ile uygulama yapılacaktır.
Buna göre seçenek tedbirlerin yasal süresi içinde yerine getirilmeye başlanmaması ya da başlandığı halde devam edilmemesi halinde TCK 50/6 maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece bir karar verileceği halde, adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısı tarafından hapis cezasına çevrilecektir.
Bu nedenle mahkemece hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi halinde infazı kısıtlar mahiyette TCK 50/6. maddesi gereğince ihtarda bulunulmasına karar verilmesinin olanaklı olmadığı” düşüncesiyle Dairemiz kararına karşı itirazda bulunmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, sanık hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrili adli para cezalarının ödenmemesi halinde TCK’nın 50/6. maddesi uyarınca karar verileceğine ilişkin ihtarat yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.
İtiraz, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
TCK’nın 50/3. maddesinin "uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir " hükmüne göre, fıkranın (a) bendinde belirtilen adli para cezasının, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım, fıkranın diğer bentlerinde belirtilenlerin ise tedbir niteliğinde olduğu, TCK
50/6. maddesinde seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulama düzenlemiş olup, seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde ise anılan fıkraya göre değil 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca uygulama yapılacağı anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülen itirazı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/3450, K. 2014/3853, 1 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama