KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2014/8435 E., 2014/12647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2014
- Sayı
- KYB-2014/366942
- Mahkemesi
- İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 04.04.2014
- Numarası
- 2014/281 Değişik iş
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma suçu ile ilgili müşteki Ahmed Nadir Yağlı'nın şikayeti üzerine şüpheli H..
S.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.02.2014 tarihli ve 2014/875 soruşturma, 2014/1000 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 10.03.2014 tarihli ve 2014/180 değişik iş sayılı kararı ile yine bahse konu kovuşturmaya yer olmadığına dair karara dayanılarak verilen gerçeğe aykırı bilirkişilik ve tercümanlık yapma suçu ile ilgili müşteki Mehmet Semih Baydar'ın şikayeti üzerine aynı şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda,
Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2014 tarihli ve 2014/2183 soruşturma, 2014/1635 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2014 tarihli ve 2014/281 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve 2013/278 esas, 2014/9 karar sayılı dava dosyasına konu trafik kazasında karayollarının kusuru bulunduğu iddiaları olması nedeni ile şüphelinin de trafik kazası yönünden soruşturmaya tabi tutularak hakkında soruşturma izni verilmemesine karşın aynı dava dosyası üzerinden 23.10.2013 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi olarak görev yaptığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 64/3. maddesinde yer alan "Kanunların belirli konularda görevlendirdiği resmî bilirkişiler öncelikle atanırlar.
Ancak kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumla ilgili davalarda bilirkişi olarak atanamazlar." hükmü gereğince şüphelinin bahse konu dava dosyasında bilirkişilik görevi yapamayacağının kanunun amir hükmü olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 276. maddesinde tanımlanan suç yönünden toplanan delillerin şüpheli hakkında dava açılması için yeterli olduğu, delillerin takdirinin davayı görecek olan mahkemelerine ait bulunduğu gözetilmeden, yapılan itirazların kabulü yerine yazılı şekilde redlerine
karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 30.10.2014 tarih ve 2014/18909/64490 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2014 tarih ve 2014/366942 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/8435, K. 2014/12647, 25 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama