İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/11983 K.2023/8954

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun)…

Esas2021/11983Karar2023/8954Tarih27 Aralık 2023Okuma5 dk · 1.059 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2021/11983 E., 2023/8954 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Aralık 2023
Mahkemesi
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/130 E., 2015/340 K.
Suç
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
Hüküm
Mahkûmiyet
Temyiz edenler
Katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii
Tebliğname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.059 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2013 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/130 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararıyla SSÇ'nin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin; birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası ve altıncı fıkrası ile aynı Kanun'un 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği

Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, salt takdir yetkisine dayalı alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve takdiri indirim hükümleri uygulanmasının bozma nedeni olduğuna, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği

Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemenin Kabulü

1. Mağdurenin ailesinin vefat ettiği ve mağdurenin bu sebeple SSÇ'nin annesi olan ve mağdurenin teyzesi olan ailesi ile birlikte yaşamaya başladığı, bu itibarla tarafların aynı evde ikamet etmeye başladıkları (her ne kadar dosyada vasilik veya velayete ilişkin karar bulunmuyor ise de hazırlık aşamasında ifadesi alınan SSÇ'nin annesi olduğu anlaşılan tanık beyanı ile mağdurenin hazırlık aşamasından bu yana değişmeyen beyanları ve SSÇ'nin aynı evde yaşadıklarını kabul ettiği beyanı dikkate alınmak suretiyle),

SSÇ'nin mağdure ile yalnız kaldığı dönemde mağdurenin üzerini soyarak cinsel organını mağdurenin cinsel organına sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, nitekim on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar suçunu oluşturduğu, bu istismarın tarafların tek başına kaldıkları zamanlarda tekrarlandığı,

mağdurenin 11.03.2015 tarihli Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin raporunda belirtildiği üzere bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, vermiş olduğu ve vereceği ifadelere ana hatları ile itibar edilebileceğinin bildirildiği, bu cinsel birleşme sebebiyle mağdurenin hamile kaldığı ve çocuğu yargılama sırasında doğurduğu, dosyada mevcut Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanlığı Adlî Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının raporuna göre ... çocuğun yüzde 99.99 oranında SSÇ'nin çocuğunun olduğunun belirtildiği, olay sebebiyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun raporla tespit edildiği,

mağdurenin hazırlık aşamasından bu yana değişmeyen beyanları ile SSÇ'nin her ne kadar atılı suçlamayı kabul etmediği şeklinde duruşmada beyanları var ise de Mahkemenin son celsede ki karar duruşmasında SSÇ'ye verilen son sözde SSÇ'nin atılı suçlamayı kabul ederek pişman olduğu ve mağdure ile evlenmeyi düşündüğü ikrarı da dikkate alınarak SSÇ'nin mahkûmiyetine karar verilmiştir.

2. Yargılama sırasında ilgili maddede 6545 sayılı Kanun ile değişiklik yapıldığı, hangi Kanun'un SSÇ'nin lehine olduğu hususunda; suç tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olan 6545 sayılı Kanun ile atılı suça yasada öngörülen sekiz yıldan on beş yıla kadar olan hapis cezasının arttırılarak on altı yıldan aşağı olamayacağının düzenlendiği, yapılan değişikliğin SSÇ aleyhine olması nedeniyle değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, SSÇ'nin eylemine uyan ve lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırıldığı,

suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak cezanın asgari haddinden ayrılmayı gerektiren teşdit sebepleri bulunmadığından alt sınırdan ceza tayin edildiği, SSÇ'nin bu eylemi kendisi ile birlikte aynı evde ikamet eden bu sebeple gözetim yükümlülüğü de bulunan teyzesinin kzı olan mağdureye karşı işlemiş olması sebebiyle hükmedilen cezasından aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yarı oranında arttırım yapıldığı,

eylem sebebiyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin rapor bulunması sebebiyle aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince hükmedilen cezanın on beş yıla çıkartıldığı, suçun zincirleme şeklinde işlenmiş olması sebebiyle aynı Kanun'un 43 üncü maddesi dikkate alınarak arttırım yapıldığı, son olarak aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen yasal yaş indirimi ve aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiri indirim uygulanarak hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" düzenlemesi nazara alınarak yapılan değerlendirmede, sanık hakkında hazırlanan iddianamede istismar eylemini birden fazla gerçekleştirdiğine dair bir anlatım ve usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,

3. Suça sürüklenen çocuğun aynı evde yaşadığı, teyzesinin kızı olan mağdure üzerine koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunmadığı gözetilmeden belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması,

4. Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 21.04.2014 tarihli raporda mağdurenin ruh sağlığının suça sürüklenen çocuğun eylemi nedeniyle bozulduğuna dair açık bir tespit ve değerlendirme bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbik edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçede açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/130 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

27.12.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/11983, K. 2023/8954, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
  6. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11983
Karar No
2023/8954
Tarih
27 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/12004 K.2023/9951
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/12005 K.2023/8075
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/12014 K.2023/8608
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/12015 K.2023/11632
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/12020 K.2023/10204
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/12021 K.2023/10205

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.