KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/13599 E., 2024/6600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/564 E., 2016/8 K.
- Suç
- Çocuğun cinsel İstismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1 ve 53. maddesi uyarınca açılan kamu davasının, yapılan yargılaması sonucunda İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/564 Esas, 2016/8 Karar sayılı kararı ile,sanığın; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1. cümlesi, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurun teşhis beyanı ile sanığın fiziki özelliklerinin birbirine uymadığına, sanığın kuaförünün beyanına göre mağdurun bildirdiği ilk olay tarihinde saçının boyalı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde;
bu ilkelere uyulmayarak sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2. cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 ve 1412 sayılı Kanun'un 308/7. maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/13599, K. 2024/6600, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama