KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/15537 E., 2024/7767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/343 E., 2016/268 K.
- Suçlar
- Çocuğun cinsel istismarı, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2013/343 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 29 ve 53. maddeleri uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Sanık ...'nın Temyiz İsteği Yönünden
1. Oluşa uygun kabule göre sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.03.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık ...'in Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 30.03.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
III. KARAR
A. Sanık ...'nın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2013/343 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'nın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesinin gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenleSalihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2013/343 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15537, K. 2024/7767, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama