KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/15580 E., 2024/8488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/151 E., 2016/31 K.
- Şikâyetçiler
- ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Şikayetçi Bakanlığın kanun yolu aşamasında davaya katılmayacağı nazara alındığında vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sank müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine, karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle mağdurenin beyanlarında sanığın kendisine iddia edilen eylemlerde bulunmadığını belirttiğine, sanığın cezalandırılması için kesin ve inandırıcı delil olmadığına, usul ve kanuna aykırı mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas,
2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15580, K. 2024/8488, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama