KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/15981 E., 2025/240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1321 E., 2020/863 K.
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Suça sürüklenen çocuk müdafii temyiz dilekçesi başlık kısmında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu göstererek dilekçe içeriğinde özellikli açıklamalarda bulunmuş ise de; bu suçtan İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili temyiz edilen 09.07.2020 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararında verilmiş bir karar ya da kurulmuş bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından incelemenin çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen kararla sınırlı yapılması gerektiği belirlenmiş olup suça sürüklenen çocuk hakkındaki şikayetlerinden vazgeçen katılan mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babası olan Dilan ve Eyüp hakkındaki katılma kararlarının kaldırılmasına karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin taytını indirerek özel bölgesini öptüğü şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Soruşturma aşamasındaki tutanağın hükme esas alınamayacağını, katılan mağdurenin beyanlarının kolluk personelince zapta farklı şekilde geçirildiğini, teşhisin usulüne uygun olmadığını, somut delil bulunmadığını, tanık Erdoğan’ın ifadelerinin suça sürüklenen çocuğu doğruladığını, sevk maddeleri ve hükmün hatalı olduğunu, suçun sübut bulduğunun kabulü halinde dahi sarkıntılık düzeyinde kaldığının kabul edileceğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun teşdiden takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15981, K. 2025/240, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama