KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/16408 E., 2024/7567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/175 E., 2016/218 K.
- Suçlar
- Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.cümle, 109/1, 109/3-f, 109/5. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/175 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Tüm dosya kapsamı nazara alınarak sanığın atılı suçlardan mahkumiyeti gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, usul ve kanuna aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 217. maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210. maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir.
Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan ve soruşturma evresinde beyanına başvurulup, yurt dışı adresini de bildiren mağdurenin istinabe yoluyla ifadesinin alınması, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’nın duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16408, K. 2024/7567, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama