KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/16418 E., 2024/8989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/270 E., 2016/75 K.
- Şikayetçi
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
- Suçlar
- Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Mahkumiyet, beraat
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan mağdure vekili, Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Temyiz ret, onama
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Soyut iddia dışında delil bulunmadığına, suç vasfında hataya düşüldüğüne eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas,
2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip sanık ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Mağdureye soruşturma aşamasında yaptırılan teşhisin 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun Ek 6. maddesinde belirlenen usule uygun olarak yapılmaması, ayrıca sanığın bilirkişi raporunda kendisine ait olduğunu kabul ettiği fotoğraf ile kamera görüntülerindeki şahsın aynı şahsı olup olmadığının tespiti amacıyla uzman bilirkişi raporu aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16418, K. 2024/8989, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama