KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/16881 E., 2024/5197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/80 E., 2016/386 K.
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/80 Esas, 2016/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1, 2. cümle, 102/2-e, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İstemi Atılı suçu işlemediğine, hükmün lehine bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Mahkemece hüküm kurulurken sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Katılanın aşamalardaki beyanları, tanık anlatımı, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında; sanığın eylemini tren içerisinde gerçekleştirdiği ve müsnet suçun işlendiği yerin Kanun maddesinde tarif edilen "İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamlar" dan olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 102 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ile artırılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Hüküm kısmının ikinci maddesinde trenin insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunun bulunduğu yerlerden olduğunu kabulü ile artırım yapılırken uygulama maddesinin "5237 sayılı Kanun'un 102/3-e " yerine "Türk Ceza Kanunun 102/2-e" olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16881, K. 2024/5197, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama