KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/17366 E., 2024/10686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/177 E., 2016/114 K.
- Suçlar
- Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj, müstehcenlik
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan mağdure vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj ve müstehcenlik suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj ve müstehcenlik suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. GEREKÇE
A. Şantaj ve Müstehcenlik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği şantaj ve müstehcenlik suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 107 ve 226/4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.03.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olayın oluş şekli, katılan mağdurenin özde değişmeyen istikrarlı beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın, katılan mağdurenin üst tarafının giyinik alt tarafının çıplak olduğu öpüşme görüntüleri ile tehdit ederek katılan mağdureyi çalıştığı işyerine çağırdığı ve burada katılan mağdureden cinsel organını ağzına almasını istemesi üzerine katılan mağdurenin sanığın cinsel organını ağzına aldığı, farklı bir tarihte ise sanığın, katılan mağdurenin anüsüne parmağını soktuğu anlaşılmakla, sanığın sübuta eren eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/4, 43 ve 109/2, 109/3-f, 109/5, 43 maddelerince cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kdz. Ereğli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.04.2012 gün ve 2011/438 Esas, 2012/508 sayılı Kararına konu 1.740 Türk lirası adlî para cezasının, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte olması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden atılı suçlardan belirlenen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/17366, K. 2024/10686, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama