İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/17704 K.2023/3377

Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında,…

Esas2021/17704Karar2023/3377Tarih22 Mayıs 2023Okuma6 dk · 1.204 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2021/17704 E., 2023/3377 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mayıs 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2015/223 E., 2016/135 K.
Suçlar
Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden alıkoyma
Hükümler
Mahkumiyet, beraat
Tebliğname görüşü
Kısmî ret, kısmî bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.204 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafii ile katılan vekilinin temyizi istemi yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin,27.05.2016 tarihli ve 2015/223 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan davada sanığın eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan davada, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Kararın bozulması talebine ilişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği

5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinden beraat kararı verilmesi ve cinsel istismar yerine reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet kararı verilip cezada indirim yapılmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemesince "12/07/2015 günü Mimar Sinan Kent ormanında uygunsuz şahıslar olduğunun vatandaşlar tarafından parkın güvenlik güçlerine ihbar edilmesi üzerine mahkememiz celsesinde tanıklıklarına da başvurulan güvenlik güçlerince ihbarda belirtilen yere gidildiğinde sanık ile mağdurun dudaktan dudağa öpüştüğü ve sanığın mağdurun ağzına cinsel organını vermiş halde oldukları görülmüştür.

Mahkememiz celsesinde dinlenen mağdur, sanık ile ilk olarak 11/07/2015 günü adı geçen parka spor yapmak için gittiğinde karşılaştığını, spor yapmak bahanesiyle sanığın kendisini arabaya aldığını öldürmekle tehdit ettiğini, kendisine fiili livatada bulunduğunu, korkması sebebiyle sanığa karşı gelemediğini, 12/07/2015 tarihinde tekrar parka spor yapmak için gittiğinde yine sanıkla karşılaştığını, kendisini bıçakla tehdit etmesi üzerine sanığın aracına bindiğini, kendisini ormanlık alana götürdüğünü, cinsel organını ağzına vereceği sırada güvenlik güçlerinin müdahale ettiğini, beyan etmiştir.

Sanık ise hiç bir aşamada üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.

Mağdur vekili mağdurun akıl sağlığını yerinde olmadığını beyan etmiştir. Bu doğrultuda 10.02.2016 tarihli Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan rapora göre mağdurda Hafif Derecede Zeka Geriliği tespit edilmiş ise de bu zeka geriliğinin suça konu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemete engel teşkil edecek bir durum meydana getirmediği bildirilmiştir.

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Merkez Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 12/07/2015 tarih ve 2015/189 numaralı raporunda; mağdur ... ***'e ait Anal kanal ağzı ve Perianal bölge (anal çizgiye yakın) sinden alınan DNA örnekleri ile Beyaz renkli külodu üzerinde yapılan incelemede elde edilen en az birisi erkek birden fazla şahsa ait olabilecek karışık DNA profillerinin mağdur ... ***'ün ve sanık ... ***'nın DNA profilini içerdiği, Perianal bölge (dış kısım)den elde edilen en az birisi erkek birden fazla şahsa ait olabilecek karışık DNA profilinin de sanık ... ***'nın DNA profilini içerdiği ve anal muayenesinde fiili livata olgusuna rastlanıldığı husuları belirtilmiştir.

Olayın gerçekleştiği parkta güvenlik görevini ifa eden tanıkların ve mağdurun beyanları ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Merkez Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 12/07/2015 tarih ve 2015/189 numaralı raporu nazara alındığında sanık her ne kadar üzerine atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmese de sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek itibar edilmemiştir.

Sanık ... *** hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de 10.02.2016 tarihli Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan rapordan mağdurun suça konu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilir yetenekte olduğunun anlaşılması ve sanığın kendisine yönelik eylemlerine rızası olmayan mağdurun bağırarak veya mukavemette bulunarak sanığın elinden kurtulabilme imkanı bulunmasına karşın mağdurun böyle bir davranış içerisine girmemiş olması,

keza 11/07/2015 tarihinde sanık tarafından zorla fiili livataya maruz bırakıldığını söyleyen mağdurun olayın hemen ertesi günü tekrar aynı parka gitmesi ve sanığın aracına binmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın mağdura yönelik eylemelerinin yaşı 15-17 yaş arasında kalan mağdurun rızası dahilinde gerçekleştiği kanaatine varılmış ve değişen suç vasfına göre sanığın eylemine uyan reşit olmayan mağdur ile cinsel ilişki suçundan dolayı 5237 sayılı TCK.nun 104/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığa ceza tayin edilirken ters ilişki içinde olması, hukuki sonucunu algılıyor da olsa sanığın zeka geriliğinin ve yaşının küçük olması husuları nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşma yoluna gidilmiştir.

Sanığın mağdura yönelik eylemlerini 11/7/2015 ve 12/07/2015 tarihlerinde olmak üzere iki ayrı günde de gerçekleştirdiği kabul olunduğundan ve bir suç işleme kararının icraası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması lazım geldiğinden 5237 sayılı TCK'nun 43. Maddesi gereğince sanığa verilen cezadan arttırım yapılmıştır. Suçun işleniş şekli, mağdurun zeka durumu, sanığın kişiliği gözönünde bulundurularak sanık hakkında TCK m.62'nin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Sanık hakkında mağduru aracına zorla bindirdiğinden ve alıkoyarak cinsel ilişkide bulunduğundan bahisle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de sanık ile mağdurun rızaları dahilinde aralarında cinsel birlikteliğin olması bu sebeple sanığın mağdurun rızasına muhalif mağduru aracına almadığının ve cinsel ilişki esnasında alıkoymadığının kabulüne varılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında açılan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve 5271 sayılı CMK'nun 223/2-(a) maddesi gereğince sanığın üzerine atılı bu suçtan beraatine" şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağından Bakanlık vekilinin katılma ve temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanık Müdafii ile Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 182 ve 185 inci maddelerine göre sadece on sekiz yaşını doldurmayan sanıklar haklarındaki hükümlerin kapalı duruşmada açıklanabileceği, genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde duruşma kapalı yapılsa dahi hükmün açık duruşmada tefhiminin zorunlu olduğu gözetilmeden reşit sanık hakkındaki hükümlerin kapalı oturumda okunup açıklanması suretiyle aleniyet ilkesinin ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii ile Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/223 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

22.05.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/17704, K. 2023/3377, 22 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
  6. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. IV. Gerekçe
  9. A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  10. V. Karar
  11. A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17704
Karar No
2023/3377
Tarih
22 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/17710 K.2023/3602
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/17712 K.2023/3316
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/17719 K.2023/3486
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/17720 K.2023/3487
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/17724 K.2023/2841
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/17726 K.2023/3488

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.