KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/18114 E., 2024/9405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/20 E., 2016/243 K.
- Suçlar
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Ceza verilmesine yer olmadığı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyize cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden 1. Suç tarihinde on iki - on beş yaş arası olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-f ve 109/5. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/2. maddesi gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem tarihinin, 14.06.2016 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilebilmesi için eyleminin sabit olması gerektiği gözetilerek yapılan değerlendirmede.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi,
ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasa'nın 141. maddesine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 230. maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden suça sürüklenen çocuk hakkında verilen esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/18114, K. 2024/9405, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama