KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/18134 E., 2024/8207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/10 E. 2016/180 K.
- Suç
- Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Ceza verilmesine yer olmadığı
- Temyiz edenler
- Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdure vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, süresinden sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Katılan mağdure vekili açısından; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli, 2016/10 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 31/2 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/4. maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuğun, mağdureye yönelik işlediği iddia edilen eylemin, 5237 sayılı Kanunun 103/1-3. maddesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2, 66/4 maddeleri gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanunun 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.06.2016 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
III. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne verilen karara karşı yedi günlük kanuni temyiz süresinden sonra sunduğu 19.06.2016 tarihli temyiz dilekçesi ile kararı temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinden sonra yapılan temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/18134, K. 2024/8207, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama