KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/18452 E., 2024/7309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/84 E., 2016/331 K.
- Suç
- Cinsel saldırı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ayvalık 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/1-1. cümle, 43/1, 62/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1., 230. ve 289/1-g maddeleri uyarınca Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi,
hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve bu kapsamda sanığın mağdureye yönelik gerçekleştirdiği sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin ayrı ayrı ve açıkça yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurularak ulaşılan kanaatin belirtilmesi gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde bu hususlarda 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine aykırı olacak şekilde değerlendirmede bulunulmayıp, sanık ile mağdurenin aşamalardaki ifadelerine, delillere atıf yapılmak suretiyle esasa ilişkin kabul yapılmaksızın gerekçesiz hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ayvalık 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/18452, K. 2024/7309, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama