KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/20389 E., 2025/2702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2845 E., 2020/1712 K.
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz ret, onama
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdur ... müştekinin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, olayın intikal şekli ve katılanın olay sonrası davranışlarının suça sürüklenen çocuk hakkındaki iddiaları ile çelişkili olduğuna, mağdurun müşteki tarafından yönlendirildiğine, mağdurun annesi ve suça sürüklenen çocuğun annesi arasında husumet bulunduğuna, istinaf kararının yeterli gerekçeyi içermediğine, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesine, incelemenin duruşmalı yapılması talebine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, eylemin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, verilen cezada teşdit uygulanması, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, kararın bozulması talebine ilişkindir.
C. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, suça sürüklenen çocuğun zincirleme suç hükümlerine göre cezalandırılması gerektiğine, alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, tanık ....’ın sehpa olayına ilişkin anlatımının gerçek dışı olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmesi belirtilen konuda temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, Sayın Üye ...'in karşı oyu ile, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
5271 sayılı Kanun'un 217. maddesinin birinci fıkrasında "Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir" ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir.
Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurun duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bu mümkün olmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi evresinde verdiği görüntülü ifade CD'sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun kararının onanması yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/20389, K. 2025/2702, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama