KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/20747 E., 2025/2990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/1309 E., 2017/1410 K.
- Mağdure
- Başak Alkaya (Elkutlu
- Suç
- Nitelikli cinsel saldırı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz ret, onama
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve sanığa takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ve kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmesi talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin yokluğunda verilip 20.06.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde belirlenen 7 günlük kanunî süre geçtikten sonra 15.08.2017 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/20747, K. 2025/2990, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama