KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/22502 E., 2025/261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/2520 E., 2018/63 K.
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun, mağdure ile vajinal ilişki yaşadığının kabulü ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle suça sürüklenen çocuk hakkında ceza belirlenirken üst sınırdan ceza tayini ile takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın hüküm kurulması ve vekille temsil olunan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetli suça sürüklenen çocuk ile mağdure arasındaki tanışıklık süresi, mağdurenin on altı yaşında olduğunu söylediğine dair beyanıları, fiziki görünümüne dair uzman görüşü karşısında, suça sürüklenen çocuğun yaş hususunda hataya düştüğü gözetilmeksizin mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun üç hafta önce arkadaş ortamında tanışıp bir kez yüz yüze görüştüğü mağdurenin on sekiz yaşında olduğunu söyleyip cinsel ilişkinin gerçekleştiği gün ise on yedi yaşında olduğunu söylediğine dair savunması, kanuni temsilci...'nun 17.11.2016 tarihli savcılık ifadesinde mağdure ile suça sürüklenen çocuğun 07.11.2016 günü tanıştıklarını beyan edip mağdurenin de aşamalardaki ifadelerinde suça sürüklenen çocuğa on altı yaşında olduğunu söylediğini beyan ettiğinin anlaşılması,
mağdurenin soruşturma aşamasındaki ifadesinde huzurda bulunan adli psikoloğun mağdurenin fiziksel gelişiminin yaşıtlarına göre daha büyük, zeka yaşının takvim yaşına oranla daha yüksek olabileceği yönünde görüş bildirmesi, dosya içeriğinde mevcut nüfus kayıt örneğine göre hastane doğumlu olduğu anlaşılan mağdurenin kovuşturma aşamasındaki beyanına ait video kaydındaki fiziki görünümü ve tüm dosya içeriği nazara alındığında,
olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınarak karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/22502, K. 2025/261, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama