KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/22649 E., 2025/5619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/2710 E., 2018/231 K.
- Suçlar
- Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, çocuğun cinsel istismarı suçunun işlenmediğine, hukuka aykırı olarak üst sınırdan ceza verildiğine, ses kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, çocuğun cinsel istismarı suçundan takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesine, hizmet ilişkisi bulunduğuna, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğuna, atılı suçlardan takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesine, usul ve kanuna aykırı kararların bozulması gerektiğine ilişkindir
III. GEREKÇE
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ayrıca katılan mağdure ile sanığın olay yerinde yaptıkları konuşmaların katılan mağdure tarafından hukuka aykırı olarak kaydedildiği anlaşılmış ise de bu kayıt çıktıktan sonra kalan delillerin mahkumiyete yeterli olduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği hususları nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/22649, K. 2025/5619, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama