İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/23602 K.2023/5924

Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık…

Esas2021/23602Karar2023/5924Tarih4 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.497 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2021/23602 E., 2023/5924 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Ekim 2023
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2017/3236 E., 2018/488 K.
Suç
Çocuğun cinsel istismarı
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.497 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli ve 2016/329 Esas, 2017/113 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/3236 Esas, 2018/488 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.08.2021 tarihli 14-2018/36365 sayılı temyiz ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Olayla ilgisi bilgileri olan tanıklar dinlenmeyerek eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın telefonu üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığına, mağdure ile ilgili uzman raporunun alınmadığına, kararın bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ile mağdurenin annesi ...'in evli oldukları ve ...'in önceki eşi olan katılan ... ile müşterek çocukları olan mağdurenin de velayetinin annesinde olması nedeniyle; üvey babası olan sanığın yanında kaldığı, birlikte yaşadıkları süreçte mağdurenin zaman zaman annesi ... ile aralarında tartıştıkları ve bu sebeple de mağdurenin velayetini öz babası olan katılan ...'ın geçirerek onun yanında kalabilmek için ne yapılması gerektiği hususunda bazı arkadaşları ile sosyal medya üzerinden yazışarak ve beraber oldukları ortamlarda da konuşarak fikirler ürettikleri, bazı senaryolar kurguladıkları, konuştukları,

yazıştıkları ve kurguladıkları senaryolardan birinin de; üvey babası olan sanığın cinsel istismarına maruz kalması iddiasını oluşturmak olduğu ve bu konuşmaları yaptıkları sırada rehber öğretmen olarak çalışan ve tanık olarak da dinlenen ....'nin konuşmaları kısmen duyması üzerine bu konuyu mağdureye sorduğu, mağdurenin de kovuşturma aşamasındaki beyanlarından açıkça anlaşılacağı üzere olmayan bir hadiseyi olmuş gibi rehber öğretmenine anlattığı, rehber öğretmenin de bu hususta bir kanıt getirmesini istediği,

mağdurenin bunun üzerine arkadaşları ile yaptıkları whatsapp görüşmelerinden de anlaşılacağı biçimde üvey babası olan sanığa evde bulunduğu sırada kendisine yönelik cinsel bir eylemi varmış gibi göstermek için fırsat kolladığı, olay akşamı mağdurenin annesi ile tartıştıktan sonra odasına geçtiği ve sanığın da bu tür durumlarda kendisini teselli etmek gibi bir alışkanlığının bulunduğunu bilen mağdurenin telefonunun kamerasını da açarak babasının yanına gelmesini beklediği,

her zaman olduğu gibi sanığın mağdurenin yanına geldiği ve mağdurenin kendisine yönelik bir cinsel eylemi varmış gibi görüntü oluşturmaya çalıştığı ve bu kaydı da bilahare rehber öğretmenine vererek sanık hakkında esasen velayetin öz babasına verilmesini hedefleyecek biçimde iddiaya konu şikayetleri yaptıkları ve sanık hakkında bu şekilde iddianame ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalardaki değişmeyen ısrarlı, tutarlı, kararlı ve samimi olduğu gözlenen savunmalarında; üzerine atılı suçlamaları kesin bir dille reddererek mağdureye her zaman öz kızı gibi duyarlı olduğunu ve öz kızı gibi sevdiğini, her türlü sorunu ile de ilgilendiğini, kendisine yöneltilen suçlamaların gerçekle bir ilgisinin olmadığını, iddianın bir iftira olduğunu savunmuş, mağdurenin öz annesi olan ... ile yine onlarla birlikte yaşayan anneannesi ve büyük babasının da bu savunmaları tamamen doğrular şekilde anlatımlarda bulundukları görülmüştür.

3. Mağdurenin öz annesi olan ...'in ve aile büyükleri olan tanıkların; böyle bir olayın vuku bulmuş olmasından en ufak bir kuşkuları olsa dahi; bu şekilde sanığı tamamen doğrular bir samimiyet içerisinde beyanda bulunmalarının hayatın olağan gerçeklerine uygun düşen bir davranış şekli olmadığı değerlendirilmiştir.

4. Yine mağdurenin de yargılama sırasında öz babasıyla birlikte kaldığı dönemde özellikle ve özellikle; öz babası sanıktan şikayetçi olmaya devam edip katılma talebinde de bulunurken, mağdurenin bizzat kendisinin ilk beyanlarından tamamen rücu ederek; üvey babası olan sanığa yönelttiği suçlamaların gerçekte var olmadığını, velayet hakkının annesinden alınarak öz babasına verilmesi için arkadaşları ile kurguladıkları bir itham olduğunu ve sanığın kendisine yönelik herhangi bir cinsel eyleminin de vuku bulmadığını beyan ederek, sanığın savunmalarını teyit etmiş olması ve mağdurenin şikayetçi olan öz babasıyla birlikte olduğu süreçte yaptığı anlatımda; sanık veya öz annesi ...'in mağdureye bir baskıda bulunduğundan söz etmenin mümkün olamayacağı değerlendirilmiştir.

5. Yine mağdure tarafından kurgulanarak çekilmiş olan telefon kamerası görüntüleri tarafımızca izlendiğinde de; tarafların sergilemiş oldukları davranışlar içerisinde, mağdurenin kendi elde etmek istediği sonuca matuf, kendi hedef ve amacına yönelik davranışları dışında, kendisine kurulmuş olan tuzaktan habersiz olan sanığın; doğal baba kız ilişkisi ötesine geçen ve cinsel istismar niteliğinde olduğu düşüncesini oluşturabilecek bir davranış içerisinde olmadığı gözlenmiştir.

6. Her ne kadar sanık hakkında üvey kızı olan mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği ididası ile kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama toplanan deliller bağlamında; mağdurenin iddiaya temel oluşturan ilk beyanlarından tereddütsüz biçimde tamamen rucu ederek;

üvey babası olan sanığa yönelttiği suçlamaların gerçekte var olmadığını, velayet hakkının annesinden alınarak öz babasına verilmesi için arkadaşları ile kurguladıkları bir itham olduğunu ve sanığın kendisine yönelik herhangi bir cinsel eyleminin de vuku bulmadığını beyan ederek iddianın dayandığı tezi tamamen ortadan kaldırmış olması ve sanığa yönelik ilk iddiaların mağdure tarafından arkadaşları ile birlikte planlanmış bir kurgu olduğunun, arkadaşları ile sosyal medya üzerindeki yazışmalarınından ve bu plan ve kurgu çerçevesinde çekilmiş telefon kamerası görüntülerinden de açıkça anlaşılması nedeniyle,

sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin, olayın öz anne ve babası boşanmış mağdure tarafından çocukça duygularla planlanmış ve kurgulanmış bir durum olduğunun açıkça sabit olduğu anlaşılmış olmakla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca atılı suçtan beraatine dair karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği kabul edilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas,

2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanunu'nun 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesince verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Tebliğname Yönünden

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ve dosya kapsamında yapılan araştırmada Yalova Aile Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2016/1131 Esas, 2016/999 Karar sayılı kararıyla mağdurenin geçici velayetinin babası olan katılan ...'a verildiği, Yalova Aile Mahkemesinin 05.02.2018 tarihli ve 2016/1012 Esas, 2018/39 Karar sayılı kararıyla da velayetin tamamen katılan ...'a verildiği ve iş bu dava kapsamında katılan ...'ın sanıktan şikayetçi olup davaya katıldığı ve bu kapsamında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu nazara alındığında, mağdure vekilinin temyiz isteminin reddini isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/3236 Esas, 2018/488 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

04.10.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/23602, K. 2023/5924, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  10. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  11. C. Tebliğname Yönünden
  12. V. Karar
  13. A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  14. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23602
Karar No
2023/5924
Tarih
4 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23609 K.2023/9951
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23692 K.2023/8997
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/23746 K.2023/10177
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/23778 K.2023/13523
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23826 K.2023/7769
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23848 K.2023/7614

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.