KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/23834 E., 2025/4643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/574 E., 2018/295 K.
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdurenin çelişkili beyanı dışında delil bulunmadığına, tanık ifadelerinin sanık lehine olduğuna, berat kararı verilmesine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdure on iki yaşından küçük olduğundan cezanın on yıldan az olamayacağına, sanığın üst sınırdan cezalandırılıp takdiri indirim uygulanmamasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan mağdure vekilinin temyiz sebebi içermeyen temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekili İle Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekili İle Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/23834, K. 2025/4643, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama