KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/24089 E., 2025/4193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/1557 E., 2017/2225 K.
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuk ...'nin çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan hüküm kurularak takdiri indirim uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdurun hayatın olağan akışına aykırı beyanlarda bulunarak suça sürüklenen çocuğa iftira attığına, mağdur beyanının tanık anlatımları ile çeliştiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir.
Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir.
Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurun adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması,
bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifadeye ait CD’nin duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurun, soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/24089, K. 2025/4193, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama