İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/24717 K.2026/143

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: Müdafii ile takip edilen davalarda kanun yolu başvurusu için sanığa ayrıca tebligat yapılması gerektiğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli…

Esas2021/24717Karar2026/143Tarih6 Ocak 2026Okuma7 dk · 1.388 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2021/24717 E., 2026/143 K.·Suça Sürüklenen

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Ocak 2026
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2017/2755 E., 2018/483 K.
Suçlar
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hükümler
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Ret, onama, bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.388 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: Müdafii ile takip edilen davalarda kanun yolu başvurusu için sanığa ayrıca tebligat yapılması gerektiğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı ilamı da nazara alındığında, suça sürüklenen çocuk ...'in yokluğunda verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiğini gösteren bilgi ve belgelere dosya içerisinde rastlanmadığı gibi temyiz yoluna konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan katılan mağdure vekiline de tebliğ

edildiğine dair dosyada herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı anlaşıldığından, söz konusu eksikliklerin giderilmesi amacıyla inceleme konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararının suça sürüklenen çocuk ...'e ve katılan mağdure vekiline tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebliğ - tebellüğ belgelerinin dosyaya eklenmesi,

aksi halde gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde suça sürüklenen çocuk ...'e ve katılan mağdure vekiline tebliği ile tebliğ - tebellüğ belgesinin ve hükümleri temyiz etmeleri durumunda temyiz dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğnname düzenlenmesi ve yine katılan Bakanlık vekilinin suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmü de temyiz ettiği ancak bu temyiz istemi hakkında Tebliğname'de görüş bildirilmemesi nedeniyle bu hususta da ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen

dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Tutuksuz sanığın BAM kararının tebliği konusunda sayın üyeler ... ve ...'nun karşı oyu ve oy çockluğu ile 06.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğümüz husus yokluklarında verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğine rağmen sanık müdafii tarafından temyiz edilmemesi üzerine tutuklu olmayan sanığa kararın tebliğ edilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir. Tutuksuz sanık ... hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi'nin 20.03.20 18... /483 sayılı kararı yokluğunda verilmesi üzerine 09.05.2018 tarihinde sanık müdafii Av. ...'a tebliğ edildiği dosyadaki tebligat evrakından anlaşılmıştır. Tebligata ilişkin yasal düzenlemeler şöyledir;

7201 sayıl Tebligat Kanunu'nun vekile ve kanuni mümesile tebligat başlıklı 11. maddesi " (Değişik birinci fıkra: 6/6/1985 - 3220/5 md.) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. ...... Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır... Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı CMK'nun kararların açıklanması ve tebliği başlıklı 35. maddesi "1) İlgili tarafın yüzüne karşı verilen karar kendisine açıklanır ve isterse kararın bir örneği de verilir.

(2) Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.

(3) İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır. " şeklinde düzenlenmiştir.

CMK'nın 35. maddesinin gerekçesi ise "Madde, kararların açıklanması ve tebliği zorunluğuna ilişkin temel ilkeyi içermektedir.

Son fıkrada, haklarını daha etkin bir biçimde kullanabilmesini sağlamak amacıyla, ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu olduğunda tebliğ edilen kararın, adı geçenin istemi hâlinde kendisine okunacağı ve anlatılacağı belirtilmiştir. Böylece söz gelimi, başvurulabilecek olan kanun yolu, süresi, mercii ve şekil koşulu konusunda açıklamada bulunulması zorunlu hâle getirilmiştir.

Maddede geçen serbest olmayan bir kişiden maksat,kanunun öngördüğü işlemler çerçevesinde yakalanmış, gözaltına alınmış veya bu maksatla bir yerden başka bir yere götürülmekte olan kişinin durumudur. " şeklinde açıklanmıştır.

Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi ve madde gerekçesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümleri, özellikle Kanunun 35/2. maddesi arasındaki ilişkinin irdelenmesi önem arz etmektedir.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/2. maddesi içerigi incelendiğinde ise müdafisi bulunan sanık hakkında verilen ve kanun yollarına başvurulması mümkün bir hükmün sadece sanığa tebliğ edileceğine, müdafisinin tebliğ alma hak ve görevinin kanun tarafından kaldırıldığına ilişkin açık bir düzenlemenin yer almadığı, bu doğrultuda bu madde ile birlikte Tebligat Kanu'u 11. madde, 1. cümlenin amir ve emredici konumunun sürdüğü anlaşılmaktadır.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/2. maddesi bu anlamda bir istisna olmadığından temyiz hakkının kullanılabilmesiyle ilgili hukuki sürece bir etkisi bulunmamaktadır. Aksi kabulün temyiz hakkının kullanımının şart ve usulleriyle ilgili bir karışıklığa sebebiyet verebileceği, temyiz hakkı gibi ceza muhakemesinde özel önem taşıyan bir hakkın kullanımında sanığı müdafi yardımından yoksun bırakabileceği, bu durumun müdafiden yararlanma hakkının özüne dokunan bir sonuç yaratacağı, kanun koyucunun amacının bu yönde olmasının düşünülemeyeceği, öte yandan T.C. Anayasasının 40/2. maddesinin temyiz hakkının kullanılmasının şart ve usullerine ilişkin ayrıntılı düzenlemeler getiren kanunun uyuşmazlık konusunda açık bir istisna getirmemiş olmasının kendi sistematiğiyle de bağdaşmayacağı anlaşılmaktadır.

Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/2. maddesi gereğince tutuklu sanıklara tebliğin gerekli olduğu ancak bu hususun temyiz hakkının kullanılabilmesinin ön koşulu olmadığı, bu maddeye göre yapılan tebliğin temyiz süresini yeniden baslatmayacağı, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde 1985 yılında yapılan değişiklikten sonra gelişen yorum ve uygulamanın da bu yönde olduğu anlaşılmaktadır.

Bu uygulama anılan madde gerekçesinde yer alan ve müdafi ile vekil arasındaki farkı açıklayan doktrinde genel kabul görmüş yaklaşımlara da aykırı değildir, zira bu görüş kapsamında da ilgili kararların tutuklu sanıklara tebliğ edilmesinin kanuni bir görev olduğu kabul edilmektedir. CMK'nın 260/1. maddesi; 'Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar... için kanun yolları açıktır.' hükmüne, CMK'nın 261. maddesi; 'Avukat müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir.' hükümlerine yer vermiştir.

Yine CMK'nın 263. maddesinde tutuklu bulunan sanığın ne şekilde kanun yollarına başvurabileceği ayrıntılı bir biçimde hüküm altına alınmıştır. Özellikle tutuklu sanıklara kararların tebliği hususu ile bu sanıkların kanun yollarına başvuru usulleri CMK'da ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş, kanun koyucu bu hususlara azami bir ehemmiyet atfetmiştir. CMK'nın 291. maddesinde ise temyiz isteminin süresi ve usulu düzenlenmiş bu maddede de tutuklu bulunan sanık hakkında CMK'nın 263. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir. CMK'nın 291/2. maddesinde ise 'Hüküm, temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden başlar.' hükmüne yer verilmiştir.

Bu iki fıkra beraber değerlendirildiğinde tutuklu bulunan sanığa gıyapta verilen hükümlerin ne şekilde tebliğ edileceği CMK'nın 263. maddesine atıf yapılarak düzenlenmiş temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda verilen kararlara karşı temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirlenmiştir. Hükmü temyiz etme yetkisi olanlar arasında sanıkta sayılmış olduğuna göre tutuklu sanığa hükmün tebliğinin gerektiği yasanın açık hükmüdür. Tutuklu olmayan sanık hakkında yasal dayanağı olmadığı için aynı kuralların geçerli olduğu söylenemez.

Müdafii ve sanık birbirinden ayrı bir ceza muhakemesi organı/öznesi değildir. İkisi birlikte yargılamanın savunma tarafını oluşturur.

CMK.nın 226. maddesi'nin (Değişik:14/11/2024-7532/16 md.) 4. fıkrası "Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, sanığa ve varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır. Sanığın dosyada var olan son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi halinde müdafie yapılan bildirimler yeterli kabul edilir." hükmü ile kanunun sistematiği açısından sanığın lehine veya aleyhine sanık adına yetki kullanan müdafii sanık ile birlikte birbirinden bağımsız olarak savunma makamını işgal eden iki süje olmadığı ve savunma tarafını oluşturduğu kabul edilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde ise, karar ve hükümlerde başvurulacak kanun yolu, başvurunun yapılacağı merci, başvuru süresi ve yönteminin hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde ve açıkça gösterilmesi gerektiği düzenlemelerine yer verilmiş olup, anılan hükümlere aykırılık, aynı Kanun'un 40. maddesi gereğince "eski hale getirme nedeni" oluşturacaktır. Bu bildirimdeki temel amaç, süjelerin başvuru haklarını etkin bir şekilde kullanmalarının sağlanması ve kanun yolu bildirimindeki eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Bu bildirimler arasında tutuksuz sanık ile müdafiye ayrı ayrı bildirim yapılacağına dair hukuki norm bulunmamaktadır. Tutuksuz sanık müdafiine davanın ilgili tarafı olarak tebligatın yapılması yeterlidir.

Diğer taraftan hakim veya mahkeme kararlarının tutuklu sanığa bildirilmesi ile kanun yolu başvuru süresinin başlamasını birbirinden ayırmak gerekir. Bu aşamada başvuru süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir. (..., Ceza Muhakemesinde Hakim ve Mahkeme Kararlarının Ilgilisine Bildirilmesi, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Arastırmaları Dergisi, Cilt 27, Sayı 2, Aralık 2021, s. 37.).

Müdafi yanında tutuklu sanığa yapılacak tebligat, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı verebilecektir. Ancak bu tutuklu sanıklar için geçerli olup aynı konumda bulunmayan tutuklu olmayan sanıklar için geçerli olmayacaktır.

Bu açıklamalardan sonra sanık ve müdafiinin birlikte ancak birbirinden bağımsız olarak savunma makamını işgal eden iki süje olmadığı ve birlikte savunma tarafını oluşturduğu, tutuksuz sanığın müdafiine yapılan tebligat ile ilgilisi olan savunma tarafı açısından temyiz süresinin başlayacağı, yasal dayanağının bulunmaması nedeniyle tutuksuz sanığa tebligat yapılması gerekmediği ve hukuki sonuç bağlanamayacağı ve buna yapılan tebligat ile ikinci bir temyiz süresi başlamayacağı görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/24717, K. 2026/143, 6 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24717
Karar No
2026/143
Tarih
6 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/24738 K.2026/359
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/24740 K.2026/556
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/24746 K.2026/991
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/24748 K.2026/544
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/24750 K.2026/373
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/24751 K.2026/683

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.