KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/25452 E., 2025/4855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/2458 E., 2018/1473 K.
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, öğretmen olan sanığın aynı okulda öğrenci olan katılan mağdurenin dudağından öpme ve göğsünü sıkma şeklinde işlediği kabul edilen eylemleri nedeniyle atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, olayın gerçekleştiği yer itibariyle suçun işlenmesinin mümkün olmadığına, tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiğine, hükme esas alınan kamera görüntüleriyle ilgili sanığın savunmasının alınmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1. Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın katılan mağdurenin yanağından öperken dudağını kaydırarak katılan mağdurenin dudağından öpme ve göğsüne kıyafetinin üzerinden dokunma şeklindeki eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,
2. Olay tarihinde birinci sınıf öğretmeni olarak sanığın görev yaptığı okulda öğrenci olan beşinci sınıf öğrencisi katılan mağdurenin dersine girmeyen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/3-d maddesinde düzenlenen eğitici-öğretici artırımının yapılamayacağı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezanın anılan madde uyarınca artırılması neticesinde fazla ceza tayini,
hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/25452, K. 2025/4855, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama