KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/26419 E., 2025/6117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/3596 Esas, 2018/1750 Karar
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II-TEMYİZ NEDENLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın atılı suçu işlemediğine, evlenmelerine rıza göstermeleri için ailelerine cinsel ilişkiye girdiklerine dair yalan söylediklerine, taraflar arasındaki ilk cinsel ilişkinin mağdure on beş yaşını doldurduktan sonraki tarih olan 2016 yılında gerçekleştiğine, sanığın müdafii olmaksızın alınan ifadesinin gerekçeye esas alınamayacağına, mağdurenin soyut beyanları dışında dosyada delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Sanık Müdafii ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26419, K. 2025/6117, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama