KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/26901 E., 2025/5258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/135 E., 2017/959 K.
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın mağdurenin göğsüne ve poposuna dokunma ve "Kız çiçeklerin de büyümüş" şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eyleminden dolayı atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle mağdure ile tanıklar ....... ve..........’nin ifadelerinin çelişkili olduğuna, tanık ..........’nun sanığın savunmasını doğruladığına, olay yerinin cinsel eylem gerçekleştirmeye müsait olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan mağdure ile tanıklar ..... ve..........'nin aşamalardaki çelişkili beyanları, sanığın istikrarlı savunmalarının tanık ......... tarafından doğrulanması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılmasının karşısında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26901, K. 2025/5258, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama