KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/27389 E., 2025/908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ettiği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan hüküm kurulması ve teşebbüs hükümleri uyarınca indirimin en üst hadden yapılmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik fiziksel bir teması veya cinsel bir davranışının bulunmadığına, eylemin icrai hareketlerine başlanmadığından teşebbüsten söz edilemeyeceğine, eylemin cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştiğine dair somut delil bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/4. maddesinin şartlarının oluşmadığına, hukuka aykırı mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, olay tarihinde dokuz yaşındaki mağduru cami tuvaletine götüren suça sürüklenen çocuğun, kendi pantolonunu indirmesinin ardından cebirle mağdurun karnına, bacaklarına ve cinsel organına dokunarak kemerini çıkartmaya çalıştığı sırada arkasını dönmesinden faydalanan mağdurun olay yerinden kaçtığı tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, mevcut haliyle henüz nitelikli cinsel istismar suçunun icrai hareketlerine başlamayan suça sürüklenen çocuğun eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten verilecek cezanın hakkaniyet gereği çocuğun cinsel istismarı suçu için kanunda öngörülen asgari cezadan az olamayacağı ve eylemin işleniş şekli, işlendiği zaman dilimi ile suça sürüklenen çocuğun kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınıp fiilin ağırlığıyla orantılı olarak,
hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/2. maddesi uyarınca verilecek temel cezadan aynı Kanun'un 35/2. maddesine göre teşebbüs nedeniyle yapılacak indirimin mağdura verilmek istenen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek uygun bir oranda yapılması suretiyle, belirlenecek cezanın cinsel istismar suçunun basit haline ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesinde yer alan cezanın altında olmaması gerektiği düşünülmeden eksik cezaya hükmedilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/27389, K. 2025/908, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama