KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/3743 E., 2023/3260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.08.2013 tarihli ve 2013/42764 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2014/139 Esas, 2015/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.12.2017 tarihli ve 2015/63451 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
1. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçuna İlişkin
Verilen mahkumiyet kararının yerinde olmadığına, şikayetçinin olayın geçtiğini iddia ettiği ikinci kattaki inşaata çıkması bakımından; hayatın olağan akışına göre inşaat halindeki hem de ikinci kattaki bir yere bir kişinin bilmeden, istemeden veya kandırılarak çıkartılmasının mümkün olmadığına, müştekinin olaydan sonra yapılan muayene ve kontrollerinde herhangi bir darp veya zorlama izine rastlanılmadığı gibi cinsel saldırı emaresine de rastlanılmadığına, müştekinin şikayetinden vazgeçtiği mahkeme huzurundaki ifadesinde inşaat mahallinde sanıktan kendisini bırakmasını istediği, sanığında önce onu sevdiğini söylediği,
sonra kendisiyle evine kadar gelerek onu bıraktığı beyan ettiğine göre kanunda hürriyetten yoksun bırakma suçu için aranan maddi ve manevi unsurların gerçekleşmediğine, bu suçtan dolayı sanık hakkında hüküm kurulmasının hukuka ve adalete uygun olmadığına,
2. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçuna İlişkin Sanık hakkında Mahkemece kurulan bu hükmün maddi herhangi bir dayanağı bulunmadığına, müştekinin iddia ettiği olaydan çok zaman geçmeden, banyo veya saldırı emarelerini silecek bir işlem yapmadan hastaneye gittiğine, hastanece verilen rapor ve daha sonra verilen raporlarda müştekide darp, cebir, cinsel saldırı veya bu sebeple oluşacak psikolojik bir travmaya rastlanmamış olduğunun sabit olduğuna, sanığın bu suçu işlediğine yönelik bir maddi delillin de bulunmadığına, ortada sadece müştekinin sonrada şikayetinden vazgeçtiği beyanının bulunduğuna, Kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece "...sanık ile mağdurenin olay tarihinden önce bir süre aynı işyerinde çalıştıklarından dolayı tanıştıkları, olay günü yolda karşılaştıkları, mağdurenin iş aradığını söylemesine üzerine, sanığın, daha önce çalıştığı firmanın yeni bir işyeri açtığını ve eleman aradığını söyleyerek beraber gitmeyi teklif ettiği, mağdurenin bu öneriyi kabul ettiği, Suatlar istikametine yürüyerek gittikleri, iş görüşmesinden sonra eve doğru gittikleri sırada, sanığın dışarıdan yapılı, içi inşaat halinde olan bir binayı göstererek 'ben buraya iş başvurusu yapmıştım bir bakalım' diyerek içeri girdiği, mağdurenin de onun peşinden içeri girdiği,
mağdurenin içeri girdiğinde içerisinin inşaat halinde olduğunu görüp şüphelenip geri çıkmayı düşündüğü sırada, sanığın mağdureye birden saldırdığı ve mağdureyi içeri çekmeye çalıştığı, ardından mağdurenin göğüslerini okşayıp öpmeye çalıştığı ve onunla cinsel ilişkide bulunma isteğini ifade ettiği, mağdurenin kabul etmeyip direnmesi üzerine sanığın bu kez cinsel organını çıkartarak mağdurenin ağzına soktuğu, yine mağdureden anal yoldan cinsel ilişkide bulunmasına izin vermesini istediği, mağdurenin direncini sürdürmesi nedeniyle anal yoldan organ sokma eylemini gerçekleştiremediği,
bir süre sonra sanığın eylemini sonlandırıp mağdure ile birlikte inşaattan ayrıldığı, mağdurenin olayı ailesine anlatması üzerine, ailesinin de desteği ile polise başvurdukları, kamu davasına konu olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir." gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurundaki savunmalarında mağdureyi öptüğü ve ona cinsel ilişki teklif ettiği yönündeki kaçamaklı anlatımları, mağdurenin aşamalardaki tutarlı anlatımları, olaydan hemen sonra Psikiyatri Uzmanı Dr. ... ... tarafından düzenlenen rapor içeriği nazara alınarak hüküm kurulduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2014/139 Esas, 2015/3 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde
görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/3743, K. 2023/3260, 18 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama