İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4448 K.2023/5420

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci…

Esas2021/4448Karar2023/5420Tarih20 Eylül 2023Okuma5 dk · 1.027 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2021/4448 E., 2023/5420 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Eylül 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/65 E., 2015/23 K.
Suç
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
Hüküm
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.027 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/65 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü, altıncı fıkraları, 31 ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) müdafiinin temyizi nitelikli istismar suçunu oluşturduğuna dair şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, eylemin cebirle gerçekleştirilmediğine, darp cebir izi bulunmadığına, SSÇ hakkında düzenlenen raporun yetersiz olduğuna, çocuklara özgü güvenlik ve sağlık tedbirlerine hükmedilmesine, hükmün SSÇ lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece; "Suça sürüklenen çocuğun savunması, katılan ve müşteki beyanları, kimlik ve adres tutanağı, muhafaza altına alma tutanağı, olay yakalama tutanağı, adli raporlar, adli görüşme değerlendirme raporu, hastane raporları, uzmanlık raporu, sosyal inceleme raporu, Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Mağdur ... ile SSÇ ...'nin amca çocukları olduğu, mağdurun olay günü aynı zamanda ...'nin kardeşi olan küçük kuzenini okula götürmek için SSÇ'nin evine gittiği, kapıyı açan SSÇ'nin evde yalnız olduğunu fakat mağduru bu konuda yanılttığı,mağdurun çocuk izleme merkezinde verdiği 17/02/2014 tarihli beyanına göre SSÇnin mağdurun ağzını kapatıp boynundan sürükleyerek içeri götürüp yatağa yüzüstü yatırdığı, pantolonunu ve kilodunu dizlerine kadar indirdiği,SSÇ'nin cinsel organını çıkartıp mağdurun anüsüne soktuğu, acı hisseden mağdurun SSÇ'nin elini ısırıp elinden kurtulduğu,evden dışarı çıktığında annesiyle karşılaştığı ve ona başına gelenler anlattığı, bu şekilde meydana gelen olay nedeniyle mahkememizde kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

Ssç'nin soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde; olay günü mağdurun evlerine gelip kardeşi ...'i sorduğunu, ...'in evde olmadığını söylediği halde mağdurun eve girdiğini, birlikte bilgisayar başında oynarken mağdurun cinsel organına dokunup kendisini tahrik ettiğini, sinirlenip mağdura tokat attığını, pantolonunu indirip penisini mağdurun makatına soktuğunu, ilişki bittikten sonra mağdurun evden ayrıldığını beyan etmiş, sorguda bu beyanının doğru olduğunu ifade etmekle yetinmiştir. Yargılama aşamasında duruşmada ise verdiği önceki beyanlarının aksine mağdura tecavüz etmek istediğini fakat yapmadığını, mağdurun ailesiyle her hangi bir husumetlerinin olmadığını belirterek beraatini talep etmiştir.

Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile değişen TCK 103 nedeniyle suçun sabit olması halinde SSÇ hakkında lehe-aleyhe kanun değerlendirmesi yapılması gerekeceğinden mağdur hakkında Adli Tıp Kurumundan ruh sağlığına ilişkin rapor düzenlemesi istenmiş, mağdurun muayenesi sonucunda düzenlenen 6. Ihtisas Kuruluna ait 03.12.2014 tarihli raporda mağdurun olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, söz konusu fiile ruhsal yönden mukavemet edemeyeceği, beyanlarına itibar edilebileceği, bu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu yönünde tespitlerde bulunulmuştur.

Mağdurdan alınan sürüntü örneğinin SSÇ den alınan kan örneği ile genotip olarak uyumlu olduğu ve olay sonrası el konulan mağdurun külotu üzerinde bulunan sıvıda mağdur ve SSÇ'nin kan örneklerinin karışık olarak bulunduğuna dair Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03/04/2014 tarihli uzmanlık raporu ile her aşamada birbiriyle örtüşen mağdur beyanı, hazırlık aşamasında olayın hemen sonrası alınan iki ayrı savunmada mağdur beyanını doğrulayan sanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mağdurun üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği kanaatine mahkememizce ulaşılmıştır.

Bununla birlikte SSÇ hakkında alınan 07/04/2014 tarihli sosyal inceleme raporunda 'SSÇ'nin yaşı itibariyle bu tip eylemlerin neden ve sonuçlarını kavraması gerektiği, ancak görüşmeler sırasında gözlemler ön plana alındığında yaptığı eylemlerin suç olduğunu bilmediği, düşünmeden hareket ettiği ve ergenlik döneminde olması cinselliği keşfetme duygusu ile kontrol yetisini kaybetmiş olması durumunda sağlıklı bir değerlendirmede bulunmamasını olası bir durum' olduğu tespitlerine yer verilmiş olsa da, SSÇ'nin olay tarihinde 15 yaşının içinde olması,

eylemin suçun nitelikli hali olan organ sokma şeklinde meydana gelmiş olması nedeniyle cinselliği keşfetmenin ötesinde, SSÇ'nin eylemi bilerek ve isteyerek tamamen iradesi kapsamında gerçekleşen bir durum olduğu mahkememizce görülmüştür.Ayrıca SSÇ hakkında yaşı nedeniyle sosyal inceleme raporu düzenlenmesinin zorunlu olmasının yanında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2-3. maddesinin,

suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığını takdir yetkisini mahkemelere verdiği hususu dikkate alındığında yargılama sonucunda yaş gurubu (12-15) itibariyle üst sınırda bulunan SSÇ'nin bu suçun sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olduğuna mahkememiz kanaat getirmiştir.

SSÇ'nin aşamalarda ikrar içeren savunmaları ile eylemin işlendiğine dair maddi olgular içeren kriminal incelemeler birlikte değerlendirildiğinde olay tarihinde 10 yaşında olan mağdurun kuzeni olan SSÇ'nin evine gittiği, evde yalnız olan SSÇ'nin mağduru zorla yüzüstü yatağa yatırdığı, anal yoldan ilişkiye girdiği, mağdurun SSÇ'nin elini ısırarak evden kaçıp kurtulduğu şeklinde meydana gelen olayda SSÇ'nin üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği kanaatine mahkememizce varılmıştır.6545 sayılı yasa ile değişikliğe uğrayan TCK 103 maddesinin SSÇ hakkında uygulanması halinde de TCK 31/2-son cümle gereği sonuç ceza yine aynı olacağından suçun işlendiği zaman yürürlükte olan madde hükümlerine göre hüküm vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/65 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararı suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

20.09.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/4448, K. 2023/5420, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4448
Karar No
2023/5420
Tarih
20 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4449 K.2023/5415
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4451 K.2023/5421
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4470 K.2023/4722
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4475 K.2023/5175
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4484 K.2023/4963
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4485 K.2023/4964

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.