KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/4950 E., 2023/8394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/214 E., 2014/340 K.
- Suçlar
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2014 tarihli ve 2011/214 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin doktor raporunda belirtilen yırtıklarının eski ya da yeni olup olmadığının araştırılması gerektiğine, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyeti için yeterli delil bulunmadığına, mahkûmiyet hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde 13 yaşında olan mağdurenin 23.11.2009 tarihinde evden kaçtığı, 30.11.2009 tarihinde evine döndüğü, mağdurenin babası olan katılan ...'ın mağdureye cinsel istismarda bulunulduğuna dair şikâyeti üzerine mağdure 14.12.2009 tarihli hazırlık aşamasındaki beyanında evden kaçtığı süre boyunca Beyoğlu İstiklal Caddesinde engellilere yardım amacıyla dergi satan sanıkla tanıştığını, kendisiyle birlikte dergi sattığını, sanığın kendisini bekar evinde alıkoyduğunu, evde bira içtiklerini, sanıkla bir kaç kez cinsel ilişkiye girdiğini söyleyerek şikâyetçi olduğu,
mağdurenin Mahkeme ifadesinde de Beyoğlu İstiklal Caddesindeki evde sanıkla bir kaç kez cinsel ilişkiye girdiğini, bir haftalık süre zarfında Tekirdağ-Çerkezköy'e de gittiklerini beyanla şikâyette bulunduğu, sanığın Mahkemedeki sorgusunda atılı suçlamaları kabul etmediği,
mağdure ile dergi sattığı Beyoğlu İstiklal Caddesinde tanıştıklarını, mağdure ile birlikte dergi sattıklarını, kendisi ile birlikte kalmadığını, mağdure ile cinsel birliktelik kurmadığını, mağdureyi hürriyetinden yoksun bırakmadığını beyan ettiği, Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 14.12.2009 tarih ve 2009/1391 sayılı raporunda mağdurenin muayenesinde hymende saat kadranına göre saat 4 ve 5 hizalarında duvara varan yırtık alanları, saat 9 hizasında rugayla devam eden doğal çentik saptandığı, hiperemi, kanama, ekimoz görülmediği, bakire olmadığı tespit edildiği,
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 23 Ağustos 2013 tarih ve 65063/2929 sayılı raporunda mağdurenin olaydan kaynaklanmış kısmî remisyonda major depresyon ve subklinik belirtilerle devam eden travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle ruh sağlığının etkilendiği ancak ruh sağlığını bozacak şekilde etkilemediği yönünde mütalaada bulunulduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede;
kendi onur ve namusunu ilgilendiren bir konuda sanığa iftira atması için geçerli sebep bulunmayan ve özü itibarıyla değişmeyen mağdurenin samimi anlatımları, adlî tıp raporları, psikolog raporu ve tüm dosya içeriğine göre sanığın savunması samimi ve inandırıcı görülmemiş, savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla itibar edilmemiş, sanığın suç tarihinde 13 yaşında olan mağdureye karşı organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar ve kişi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarını işlediği Mahkemece sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2014 tarihli ve 2011/214 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/4950, K. 2023/8394, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama