KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/6142 E., 2024/9782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2009/159 E., 2015/62 K.
- Suçlar
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, fuhuş
- Hükümler
- Beraat, mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılan mağdure vekili, o yer Cumhuriyet savcısı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar ... ve ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıklara atılı eylemlerin fuhuş suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanıkların fuhuş suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkındaki delillerin hukuka aykırı olduğu ve sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı bu nedenle sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine yöneliktir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı bu nedenle sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine yöneliktir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanıklar ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine yöneliktir.
D. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi gereği çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ve beraat eden sanıklar hakkında ise yine çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Karşı Temyiz İsteği Yönünden Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi Şahinder'in 25.06.2009 tarihli ifadesinde sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ve ...'den şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin adı geçen sanıklar yönünden kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Karşı Temyiz İsteği Yönünden Sanıkların on beş yaşını doldurmamış mağdure ile organ sokmak suretiyle ilişkiye girdikleri iddiasıyla açılan davada, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle Tebliğname'de hükmün bozulmasını isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 13.12.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi gerekmiştir.
D. Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle Tebliğname'de hükmün bozulmasını isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Karşı Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı, Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekili, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususta yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/6142, K. 2024/9782, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama