KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/6579 E., 2024/5006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/354 E., 2015/255 K.
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 6, 43/1, 53; 109/1, 3-f, 5, 43/1, 53;
106/1-1.cümle, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/354 Esas, 2015/255 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 3-f, 5, 62, 53 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
tehdit suçundan aynı Kanun'un 106/1-1.cümle, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın atılı suçları işlediğine dair dosyada delil olmadığına, katılan mağdurenin aile baskısıyla verdiği ifadelere ve yanlı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğine, katılan mağdurenin yaşının sanığa on altı olarak söylenmesi ve sosyal medya hesabının da bu hususu teyit etmesi nedeniyle sanığın inandığına, buna yönelik araştırma yapılması taleplerinin Mahkemece reddedildiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.05.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Mahkemece hata hükümlerinin uygulanmama gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenlemeler nazara alınarak yapılan değerlendirmede temel ceza belirlenirken kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçelerle teşdit uygulanması hukuka aykırı görülmüştür.
2. Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/6579, K. 2024/5006, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama