KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/8228 E., 2024/4662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/458 E., 2015/147 K.
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 103/4, 53 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2013/458 Esas, 2015/147 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 103/4, 62/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca iade, onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği Üzerine atılı suçlamayı işlemediğine, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde "Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hakimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir" ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdur ve mağdurenin duruşmaya getirilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenmesinden sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Mağdurun beyanında; sanığın kendisini keserle yaralamaya çalışma eyleminin cinsel eylemler sona erdikten sonra gerçekleştiğini beyan etmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 103/4. maddesinin uygulama koşulları oluşmamasına rağmen sanık hakkında anılan maddenin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Tebliğnamede onama isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Verilen Karar Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından kararın Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/8228, K. 2024/4662, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama