Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/10987 E. , 2023/8378 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/207 E., 2015/283 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümle
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/10987 E. , 2023/8378 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/207 E., 2015/283 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012/1549 Esas, 2014/1475 Esas sayılı iddianameleri ile sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli, 2012/207 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat, tehdit suçu açısından ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.07.2019 tarihli ve 4-2015/412172 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Dosya kapsamında cinsel ilişkinin varlığının rızaya dayalı olduğunu gösterir delil bulunmadığına, katılan mağdure hakkında alınan raporda katılan mağdurenin sanıklara karşı koyduğuna ilişkin delil niteliğinde olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde on yedi yaşında olan ve resmî nikahlı eşinden boşanma aşamasında olan mağdure ...'nin olay tarihinden bir gün önceye kadar ... ... isimli iş yerinde çalıştığı, bu iş yerine müşteri olarak gelen sanıklar ... ve ... ile tanıştığı ve sanık ... ile aralarında duygusal bir yakınlaşma olduğu, iş yeri sahibinin bu durumu öğrenmesi ile mağdureyi işten çıkardığı, suç tarihinde mağdurenin, sanıklar ... ve ...'in birlikte kaldıkları eve gittiği, burada sohbet edip bira içtikleri, bir süre sonra sanıklar ... ve ...'in mağdureyle cinsel ilişkiye girdikleri, ertesi gün mağdurenin evden ayrılarak annesi ile beraber yaşadığı eve gittiği, olaydan üç gün sonra karakola giderek sanıklardan şikâyetçi olduğu olayda, mahkemece de kabul edilen cinsel ilişkilerde sanıklar tarafından mağdureye zor ve cebir kullanıldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve cezalandırmaya yeter inandırıcı delil elde edilemediğinden, mağdurenin her iki sanıkla da rızası ile ve normal yoldan cinsel ilişkiye girdiğinden sanıkların eyleminin dosya kapsamına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayana cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ancak her ne kadar mağdure suç tarihinde on yedi yaşında olsa da, resmî olarak evli olduğu ve bu hususun da sanıklar tarafından da bilindiği dikkate alındığında, sanıkların suçun unsurunda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaçınılmaz bir hataya düştükleri kabul edilerek bu suç yönünden ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, aynı doğrultuda sanıklar hakkında cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama neticesinde toplanan delillerden suçun yasal unsurlarının oluşmadığından beraatlerine, yine aynı doğrultuda sanıklar hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, mağdurenin soyut beyanından başka bir delil elde edilememesi, sanık savunmaları, alınan adlî raporlar ve tüm dosya kapsamı ile zor ve cebir kullanıldığına dair mağdurenin çelişkili beyanlarda bulunması da nazara alınarak beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Tehdit Suçu ile Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Açısından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanıklar hakkında yargılama konusu eylemler için, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemlerin sanık ...'in 31.01.2013 tarihli sorgusu, sanık ...'in de 20.08.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Gerekçeli karar başlığında suç adının "reşit olmayanla cinsel ilişki" yerine "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. 4. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Açısından Kurulan Hükümler Yönünden Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Tehdit Suçu ile Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Açısından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli, 2012/207 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Açısından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli, 2012/207 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.